Ders Konuları

Yetişkin Eğitimi (Andragoji) ve İşyerinde İletişim

Yetişkin Eğitimi (Andragoji) ve İşyerinde İletişim konusunda nasıl sorular çıkıyor?

Bu konuya hazırlanırken İSGKOÇ'ta çözebileceğin soru sayısı: 60 — zorluk dağılımı kolay 20, orta 20, zor 20.

Sorular en çok şu kalıplarla kuruluyor: Genel Bilgi (15), Olumsuz Kalıp (4).

Bu konudaki seviyemi ölç

(1) İşveren, çalışanların işe başlama eğitimlerini, temel eğitimleri ve gerekli hâllerde bu Yönetmelikte yer alan diğer eğitimleri almasını sağlar.

(2) İşveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerine ilişkin aşağıdaki hususları sağlamakla yükümlüdür:

a) Eğitim programlarını hazırlamak ve uygulamak.

b) Eğitimler için uygun yer, araç ve gereçleri temin etmek.

c) Çalışanların bu programlara katılmasını sağlamak ve katılımları eğitim katılım tutanağı ile kayıt altına almak.

ç) Eğitimleri tamamlayanlar için gerekli belgeleri düzenlemek.

d) Eğitimleri, değişen ve ortaya çıkan yeni risklere uygun olarak yenilemek, gerektiğinde ve düzenli aralıklarla eğitimlerin tekrarlanmasını sağlamak.

(3) İşveren, çalışanlarda iş sağlığı ve güvenliğine yönelik bilgi, tutum ve davranış değişikliği oluşturabilecek nitelikte eğitimlerin verilmesini sağlamakla yükümlüdür.

(4) İşveren, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde yapılacak işlerde karşılaşılacak sağlık ve güvenlik riskleri ile ilgili yeterli bilgi ve talimatları içeren eğitimin alındığına dair belge olmaksızın, başka işyerlerinden çalışmak üzere gelen çalışanları işe başlatamaz.

(5) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz.

(6) İş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinde geçen süre çalışma süresinden sayılır. Eğitim sürelerinin haftalık çalışma süresinin üzerinde olması hâlinde, bu süreler fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma olarak değerlendirilir.

(1) Çalışanların, iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ile ilgili yükümlülükleri şunlardır:

(1) İşveren, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanların fiilen çalışmaya başlamadan önce işe başlama eğitimi almasını sağlar.

(2) İşe başlama eğitimi; çalışanın yapacağı iş, varsa kullanacağı iş ekipmanı, çalışma ortamından kaynaklanan riskler ve işyerine özgü iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine ilişkin konuları içerir.

(3) İşe başlama eğitimi, çalışanın tehlike ve risklere karşı korunmasını sağlayacak nitelikte, uygulamalı ve yüz yüze olarak verilir.

(4) İşe başlama eğitimleri; işveren, işyerinde sağlık ve güvenlik hizmetini yürüten iş güvenliği uzmanları ile işyeri hekimleri veya işveren tarafından görevlendirilen bilgi sahibi ve deneyimli çalışanlar tarafından verilir.

(5) İşe başlama eğitimi her çalışan için ⏰ en az iki saat olarak düzenlenir. Bu eğitimlerde geçen süre temel eğitim süresinden sayılmaz.

(6) Tamamlanan işe başlama eğitimi; eğitim veren kişi, çalışan ve işverenin veya vekilinin imzası ile tutanak altına alınır, çalışanın özlük dosyasında saklanır.

MADDE 9 – Temel eğitimde yer alan konulara ilişkin esaslar:

(1) Temel eğitim, Ek-1'de yer alan konuları asgari olarak içerir.

(2) Eğitim konularının içeriği; katılımcıların eğitim seviyelerine uygun, çalışanların görev yaptıkları alandaki iş ve çalışma ortamı ögeleri kullanılarak hazırlanır.

(3) Ek-1'deki konuların anlatımında eğitime katılacakların ihtiyacı olan, işyerinin faaliyet alanında yer alan ve sektöre özgü hususlar göz önünde bulundurulur.

(4) Ek-1'de yer alan dördüncü konu başlığının içeriği tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için; işyerinin risk değerlendirmesi dokümanı, acil durum planı, bulunması hâlinde patlamadan korunma dokümanı ve iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında hazırlanan diğer dokümanlar dikkate alınarak işe ve işyerine özgü hazırlanır.

(5) Az tehlikeli sınıftaki işyerleri için Ek-1'de yer alan dördüncü konu başlığının içeriği faaliyetin genel tehlike ve risklerini (yüksekte çalışma, yüksekten düşme, kapalı ortamda çalışma, yangın, özel risk taşıyan ekipmanla çalışma gibi) içerecek şekilde hazırlanır. Bu durumda işverenin işyerinde karşılaşılabilecek sağlık ve güvenlik riskleri, koruyucu ve önleyici tedbirlere ilişkin bilgilendirme yapma yükümlülüğü saklıdır.

(6) Ek-1'de yer alan konu başlıkları ve içeriklere ilave olması hâlinde 13 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen eğitim süresi, ilave edilen konuların kapsamı ve niteliği doğrultusunda işveren tarafından makul ölçüde artırılır.

Çalışma mevzuatı ile ilgili bilgiler

Çalışanların yasal hak ve sorumlulukları

İşyeri temizliği ve düzeni

İş kazası ve meslek hastalığından doğan hukuki sonuçlar

Meslek hastalıklarının sebepleri

Hastalıktan korunma prensipleri ve korunma tekniklerinin uygulanması

Biyolojik ve psikososyal risk etmenleri

Bağımlılık yapıcı maddelerin zararları ve teknoloji bağımlılığı

Kimyasal, fiziksel ve ergonomik risk etmenleri

Elle kaldırma ve taşıma

Yangın ve yangından korunma

İş ekipmanlarının güvenli kullanımı

Ekranlı araçlarla çalışma

Elektrik, tehlikeleri, riskleri ve önlemleri

İş kazalarının sebepleri ve korunma prensipleri ile tekniklerinin uygulanması

Sağlık ve güvenlik işaretleri

Kişisel koruyucu donanım kullanımı

İş sağlığı ve güvenliği genel kuralları ve güvenlik kültürü

Acil durumlar, tahliye ve kurtarma

Tehlikeli veya Çok Tehlikeli Sınıf:

İşyerinin acil durum planı, risk değerlendirmesi dokümanı, bulunması halinde patlamadan korunma dokümanı ve iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında hazırlanan diğer dokümanlarda belirlenmiş olan hususlar ile işyerine ve işe özgü hususları içeren yüksekte çalışma, kapalı ortamda çalışma, yangın, radyasyon riskinin bulunduğu ortamlarda çalışma, kaynakla çalışma, özel risk taşıyan ekipman ile çalışma, kanserojen veya mutajen maddelerle, kimyasal veya biyolojik etkenlerle çalışma ve benzeri konular.

Faaliyetin genel tehlike ve riskleri (yüksekte çalışma, yüksekten düşme, kapalı ortamda çalışma, yangın, özel risk taşıyan ekipmanla çalışma ve benzeri konular.)

* Bu bölümde eğitim konuları işyerinin tehlike sınıfı, çalışanın yaptığı iş ve faaliyete göre farklılık göstereceğinden uygun konular seçilir ve varsa ilave konular da eklenir.

MADDE 10 – Temel eğitimleri vermeye yetkili kişi, kurum ve kuruluşlar:

Temel eğitimler aşağıda belirtilen kişi, kurum ve kuruluşlar tarafından verilir:

a) İşyerinde sağlık ve güvenlik hizmetini yürüten iş güvenliği uzmanları ile işyeri hekimleri.

b) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi.

c) Üniversiteler ile kamu kurum ve kuruluşlarının eğitim birimleri.

ç) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları.

d) İşçi, işveren ve kamu görevlileri kuruluşları veya bu kuruluşlarca kurulan eğitim vakıfları ve bunların ortaklaşa oluşturdukları eğitim merkezleri.

e) Çalışanlara ücretsiz eğitim hizmeti veren ve kamu yararına kuruluş statüsüne haiz, eğitim amaçlı kurulmuş vakıflar.

(2) Eğiticilerin uzmanlık alanının Ek-1'de yer alan konulara uygun olması şartı aranır. Birinci fıkranın (ç), (d) ve (e) bentlerinde sayılanlar bu eğitimleri bünyelerinde görevli; işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanlığı eğitici belgesine, iş güvenliği uzmanlığı belgesine veya işyeri hekimliği belgesine sahip kişiler aracılığı ile gerçekleştirir.

(3) Uzaktan eğitim yöntemi kullanılarak verilebilecek temel eğitim konularının içeriği birinci fıkrada yer alan kişi, kurum ve kuruluşlarca hazırlanır.

MADDE 11 – Yıllık eğitim programlarının hazırlanması ve güncellenmesi:

İşveren, verilecek eğitimlerin konusunun, tarihinin, yerinin, süresinin, katılımcılarının ve hedef ile amaçlarının yer aldığı yıllık eğitim programlarının hazırlanmasını sağlar ve onaylar.

Eğitim programlarının hazırlanmasında çalışanların veya temsilcilerinin görüşleri alınır.

İlgili mevzuatın değişmesi, değişen şartlara göre yeni risklerin ortaya çıkması veya işe yeni alım durumlarında yıllık eğitim programları güncellenir.

MADDE 12 – Temel eğitimlerin düzenlenmesi ve uzaktan eğitime ilişkin esaslar:

Temel eğitimler, çalışanların kolayca anlayabileceği şekilde bireysel ya da gruplar halinde düzenlenir.

Ek-1'deki 1., 2. ve 3. konu başlıkları tüm işyerleri için uzaktan, yüz yüze veya karma yöntemle verilebilir. İşveren, teknik olanaklar ve ihtiyaç doğrultusunda yöntemi belirler.

(3) Ek-1'deki dördüncü konu:

(4) Giriş/çıkış, tamamlama oranı, ölçüm sonuçları kayıt altına alınır, izlenir ve raporlanır.

(5) İşveren, sistemin;

nitelikte olmasını sağlar.

(1) Temel eğitimler, işyeri tehlike sınıfına göre her çalışana asgari olarak aşağıda belirtilen sürelerde verilir:

(2) Sürelerin Ek-1’deki konulara dağılımında işyerindeki faaliyetler ile çalışanların ihtiyaçları esas alınır.

(3) İşe ve işyerine özgü riskler konu başlığına ayrılan süre, toplam süre içinde; az tehlikeli için 2 ders, tehlikeli için 3 ders, çok tehlikeli için 4 ders saatinden az olamaz.

(4) Eğitim süresi bütün olarak değerlendirilir, ancak vardiya vb. dikkate alınarak bir ders saatinden az olmamak kaydıyla farklı zaman dilimlerinde de verilebilir.

(1) Temel eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni riskler de dikkate alınarak aşağıdaki aralıklarla tekrarlanır:

(2) Tekrar eğitimleri tüm sınıflar için asgari sekiz ders saati olarak düzenlenir. İşe ve işyerine özgü riskler konu başlığı;

yöntemlerle az tehlikeli için 2 ders, tehlikeli için 3 ders, çok tehlikeli için 4 ders saatinden az olamaz.

(3) İş değişikliği, yeni teknoloji vb. durumlarda ortaya çıkacak risklerle ilgili eğitimler periyot beklenmeksizin verilir.

MADDE 15 – Yüz yüze eğitim mekânlarında sağlanması gereken şartlar:

İşveren, yüz yüze verilecek temel eğitimlerde uygulamaların da yapılmasına imkân verecek uygun ve yeterli bir mekân sağlar.

Eğitim mekânlarında, uygun termal konfor şartları ve yeterli aydınlatma sağlanır.

Eğitimde kullanılmak üzere günün teknolojisine uygun araç ve gereçler temin edilir.

(1) İşveren tarafından belirlenecek bir yöntem ile çalışanların bireysel seviye tespiti yapılarak temel eğitim öncesi seviyeleri belirlenir.

(2) Temel eğitimin sonunda ölçme ve değerlendirme yapılır. Değerlendirme sınavları; uzaktan, yüz yüze veya iki yöntem bir arada kullanılarak yapılabilir.

(3) Sınavlarda 100 puan üzerinden en az 60 puan alan katılımcılar başarılı sayılır. İlk sınavda başarısız olan katılımcılar en fazla 2 defa daha ilgili sınavlara katılabilir. Bu sınavlarda başarısız olan katılımcılar temel eğitime yeniden katılmak zorundadır.

(4) İşveren eğitimlerin etkinliğine dair değerlendirme yapar. Değerlendirme sonuçlarına göre ihtiyaç duyulması halinde, eğitim programında veya eğiticilerde değişiklik yapılır veya eğitim tekrarlanır.

(1) İşveren yüz yüze verilen temel eğitimlerde çalışanların katılımlarını; eğitimin düzenlendiği yer ve tarih, katılımcıların adı, soyadı ve imzası, eğiticinin adı, soyadı ve imzası ile eğitimin süresi, eğitimde yer alan konu başlıklarını içerecek şekilde eğitim katılım tutanakları ile kayıt altına alır.

(2) Uzaktan eğitim yöntemi kullanılması halinde çalışanların katılımları; giriş/çıkış, tamamlama oranı, ölçüm sonuçları verileriyle kayıt altına alınır, izlenir ve raporlanır.

(3) İşveren, temel eğitimleri başarıyla tamamlayan çalışanlara temel eğitim belgesi düzenler ve bu belgeleri çalışanın özlük dosyasında muhafaza eder.

(4) Çalışanın işten ayrılırken talep etmesi halinde temel eğitim belgesinin bir örneği işveren tarafından imzalanarak çalışana teslim edilir. Belgenin mümkün olan en kısa sürede verilmesinden ve belgede yer alan bilgilerin doğruluğundan işveren sorumludur.

(5) Eğitimlerin 10 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanlar tarafından verilmesi durumunda eğitimi verenlerin ünvanı da temel eğitim belgesinde yer alır.

Herhangi bir sebeple 6 ay fazla süreyle işten uzak kalanlara, tekrar işe başlatılmadan önce Ek-1'in 4. konu başlığı kapsamında bilgi yenileme eğitimi verilir.

İş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan çalışana işe dönüşünde, çalışmaya başlamadan önce kazanın/meslek hastalığının sebepleri, korunma yolları ve güvenli çalışma yöntemleri ile ilgili ilave eğitim verilir.

15-18 yaş gençler, yaşlı, engelli, gebe, emziren gibi özel politika gerektiren grupların özelliklerine göre eğitim verilir. Engelliler için eğitim erişilebilir ve alternatif formatlarda olur.

Destek elemanları ve çalışan temsilcilerine görevlendirilecekleri konularda eğitim verilir.

Çırak ve stajyerlerin eğitim ve bilgilendirilmelerinden uygulamalı eğitim alınan işyerinin işvereni sorumludur. Ancak işverenin kabul etmesi halinde, eğitim kurumunda tamamladıkları iş sağlığı ve güvenliği dersleri temel eğitim yerine geçer.

Asıl işveren - alt işveren ilişkisi kurulan işyerlerinde, her işveren kendi çalışanlarının eğitimlerinin verilmesinden sorumludur. Alt işverenin çalışanlarının eğitimleri ile ilgili asıl işveren alt işverence bilgilendirilir. Asıl işveren, alt işverenin çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerine dair belgeleri kontrol etmekle yükümlüdür. Ayrıca asıl işveren, alt işverenin çalışanlarına işe başlamadan önce işyerine özgü risklere ilişkin bilgi verir.

Geçici iş ilişkisi kapsamında geçici iş ilişkisi kurulan işveren, iş sağlığı ve güvenliği risklerine karşı çalışana gerekli eğitimin verilmesini sağlar.

(1) İşveren, bu Yönetmelik kapsamında gerçekleştirilen diğer eğitimlerin tamamını belgelendirerek çalışanın özlük dosyasında saklanmasını sağlar.

(2) Kanun kapsamında yürürlüğe konulan diğer ilgili mevzuatla çalışanlara ayrıca verilmesi gereken eğitimler çalışan ve işverenin imzası ile eğitim içeriği belirtilerek belgelendirilir. Çalışanın özlük dosyasında saklanır.

(1) Bir işyerinde temel eğitimini tamamladıktan sonra yaptığı iş değişmeden yeni bir işyerinde çalışmaya başlayan çalışan, eğitim programının tamamı tekrarlanmaksızın İşe ve işyerine özgü riskler konularında eğitilir. Çalışanın daha önceki işyerinde temel eğitimi tamamladığına dair belgelerinin kontrolünden işveren sorumludur. Bu çalışanların temel eğitimleri, çalışanın eğitimi tamamladığı tarihten itibaren yeni başladığı işyerinin tehlike sınıfına göre düzenli aralıklar süresince geçerlidir. İşveren ayrıca bu çalışanların işe başlama eğitimi almasını sağlar.

MADDE 26 – Elektronik imza ve arşiv

(1) Bu Yönetmelik kapsamında hazırlanan belgeler; 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununa uygun olarak imzalanabilir, eğitimlere ilişkin belgeler elektronik ve benzeri ortamlarda hazırlanıp arşivlenebilir.

TANIM Yetişkin: Kendi yaşamını yöneten, sorumluluğunu üstüne alan, kendi kararlarını vermeye kendini hazır hisseden, fiziksel ve psikolojik gelişimini tamamlamış, uygun ve doğru davranabilen, olgunluğa ulaşmış kişidir.

• Yetişkin ihtiyaçları doğrultusunda eksikliğini giderici ve geliştirici bilgiyi öğrenir.

• Öğrenmeye hazır olduğunda öğrenir.

• Kişisel kaygıları vardır, güvenli bir ortama gereksinim duyar (Başarısızlıktan, anlaşamamaktan, becerileri uygulayamamaktan korkarlar).

• Hemen veya kısa sürede uygulayabileceği bilgi ve becerileri öğrenmek ister.

• Özgün ve özel bir birey olarak görülmek ister (Herkesten farklı bilgi, görgü ve deneyime sahiptirler. Saygı beklerler, etkinliklere katılmayı beklerler).

• Özgüvenlerini korumak isterler (başarılarının takdir edilmesini beklerler).

• Öğrenme sürecine etkin bir şekilde katılmak isterler (Program ve etkinlikler hakkında bilgi verilmeli, soru sorma ve geri bildirimde bulunma).

• Kendi tecrübesini açıklamak ve tartışmak isterler.

• Kendileri ve eğitmenleri için beklentileri yüksektir.

• Olumlu geri bildirim verilmesini beklerler (Konuya ait geri bildirim yapılmalı, olumlular söylenmeli, evet-doğru-çok iyi-iyi soru…).

• Grup etkileşiminden hoşlanırlar.

• İçeriğin belirlenmesinde yer almak isterler.

• Eğitimde çeşitlilik (farklı eğitim yöntemleri uygulanmasını) isterler.

• Sertifika gibi ödül almak öğrenme cesaretini arttırır.

• Zamanları değerlidir.

• Eğitim, kendi konularıyla ilgiliyse motive olurlar.

• Eğitimin kendi konularıyla bağlantılı olmasını isterler.

• Yetişkin pratik düşünür (Pratik ve güncel konular).

• Eğitimin sonuçlarını bilmek-değerlendirmek isterler.

• Öğrendiklerini hemen uygulamaya koymazlar.

• Sorumluluk ve benlik duyguları gelişmiştir.

• Herkesten farklı bilgi, görgü ve deneyime sahiptir.

• Bilgi, beceri, alışkanlık ve hareketlerini geliştirecek, problemlerini kendi başına çözebilecek yöntemleri kazanmak isterler.

• Eğitmen ile arasındaki ilişkinin arkadaş-meslektaş ilişkisi olmasını ister.

“10 yaşındaki bir çocuğa bisiklet sürmeyi nasıl öğretirsiniz? Peki 40 yaşındaki bir işçiye yüksekte çalışmayı nasıl öğretirsiniz?”

⚡ Öğrenciler genellikle Hayır. cevabını verir.

➡️ Sonuç Çocuk eğitimi ile yetişkin eğitimi aynı değildir.

Öğrenci bağımlıdır, öğretmen yönlendirir

Neden öğrenmesi gerektiğini sorgulamaz

Deneyimi azdır, öğretmen aktarır

Öğrendiklerini ileride kullanır

Öğrenen bağımsızdır, kendi yönünü belirler

Neden öğrenmesi gerektiğini bilmek ister

Deneyimleri zengindir, öğrenme kaynağıdır

Öğrendiklerini hemen kullanmak ister

Andragoji; yetişkinlerin nasıl öğrendiğini inceleyen eğitim yaklaşımıdır.

🌟 Bu kavramın en önemli ismi: Malcolm Knowles

Yetişkinler kendi kararlarını vermek ister. Emir değil, seçenek sunulmalıdır.

“Ben neden bunu öğreniyorum?” sorusuna net bir cevap bekler.

Yetişkinler kendi yaşantılarını öğrenme sürecine aktif olarak katar.

Pratik ve uygulanabilir içerik bekler. Teoriyi günlük hayatta denemek ister.

Örnek – Yangın Eğitimi “Yangın sınıfları şunlardır: A, B, C, D, F...”

Ezberci, sıkıcı, tek yönlü

Çalışan pasif dinleyici konumunda

Gerçek hayatla bağlantı kurulamaz

Örnek – Yangın Eğitimi “Burada yangın çıksa ilk ne yaparsınız?”

Çalışan düşünmeye başlar

Yangın tüpü gösterilir

Çalışana uygulama yaptırılır

Sonuç: Kalıcı öğrenme

“Burada yangın çıksa ilk ne yaparsınız?” sorusu ile çalışanı aktif düşünmeye teşvik et.

Yangın tüpünü, kullanımını ve türlerini göster. Görsel öğrenmeyi destekle.

Gerçek senaryo ile yangın söndürme, tahliye ve alarm tatbikatı yap.

Çalışanın bizzat yangın tüpünü kullanmasını sağla. Kas hafızası oluşsun.

Anlatmak → Düşündürmek → Göstermek → Yaptırmak → KALICILIK

“Söyle bana unutayım, göster bana hatırlayayım, yaptır bana öğreneyim.” — Konfüçyüs

💡 İpucu: Eğitimde “anlatma” yerine “sorgulatma-göster-yaptır” yöntemini kullan. Çalışanların kendi deneyimlerinden öğrenmesini sağla.

Yetişkin eğitimi yaklaşımına göre doğru yöntemler ve uygulama örnekleri:

Andragoji’nin 6 temel ilkesi ve yetişkin eğitiminin genel ilkeleri:

💡 Özet: Yetişkinler neden, ne zaman ve nasıl öğreneceğine kendisi karar verir. Eğitimler uygulamalı, esnek, sürekli ve katılımcı olmalıdır. Kalıcı öğrenme için teoriden çok deneyim ve uygulama esastır.

“Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantıları yoluyla, kasıtlı veya kendiliğinden, istendik ve kalıcı değişiklikler meydana getirme sürecidir.”

Eğitimin temel amacı, bireyin bilgi, beceri, tutum ve alışkanlıklarında olumlu değişiklik oluşturmaktır.

Eğitim sadece dinleyerek değil; yaşayarak, gözlem yaparak, uygulayarak ve deneyim kazanarak gerçekleşir.

Eğitimin etkisi uzun süre devam eder ve bireyin davranışlarına yansır.

🎯 Kısacası: Eğitim, sadece bilgi kazandırmak değil, bireyin davranışlarını geliştirmektir.

“Öğretim, belirlenen amaçlar doğrultusunda bireylere bilgi, beceri ve yeterlilik kazandırmak için yapılan planlı, programlı ve sistemli öğrenme-öğretme etkinliklerinin tümüdür.”

Teorik bilgilerin sistematik olarak aktarılması.

Uygulamalı ve pratik becerilerin öğretilmesi.

Öğrenme sürecini yönetme ve kolaylaştırma.

💡 Kısacası: Öğretim, öğrenmeyi sağlamak için yapılan planlı bilgi aktarma sürecidir.

Eğitim mi, Öğretim mi?

Eğitim davranış değişikliği odaklı, Öğretim ise bilgi ve beceri kazandırma odaklıdır. Yetişkin eğitiminde her ikisi de bir arada kullanılır.

🔄 Davranış değişikliği oluşturmayı amaçlar.

💡 Bilgi, beceri, tutum ve değer kazandırır.

♾️ Yaşam boyu devam eder.

🏫 Okulda, iş yerinde, ailede ve sosyal çevrede gerçekleşebilir.

📅 Planlı olabileceği gibi plansız da olabilir.

🌐 Öğretimi de kapsayan daha geniş bir kavramdır.

📝 Planlı ve programlıdır.

🎯 Belirli hedeflere yöneliktir.

🏛️ Okul, kurs ve hizmet içi eğitim gibi ortamlarda yürütülür.

🧠 Bilgi ve beceri kazandırmayı amaçlar.

🔗 Eğitimin bir bölümünü oluşturur.

Bir çocuk ailesinden teşekkür etmeyi öğrenir.

Bir kişi trafik kurallarına uymayı alışkanlık haline getirir.

Bir çalışan artık makineyi çalıştırmadan önce enerji izolasyonu (LOTO) uygulamaktadır.

Öğretmen matematik dersinde Pisagor Teoremini anlatır.

Sürücü kursunda trafik işaretleri anlatılır.

İSG uzmanı çalışanlara yangın sınıflarını anlatır.

Eğitim davranış değişikliği ile sonuçlanır. Öğretim ise bilgi aktarımıdır. Bilgi davranışa dönüşünce eğitim gerçekleşir.

“Düşme tehlikesi bulunan yerlerde tam vücut emniyet kemeri kullanılmalıdır.”

Çalışan bilgi edinmiştir.

Ardından; • emniyet kemeri takılır, • yaşam hattına bağlanılır, • ankraj noktası kontrol edilir, • uygulama yaptırılır.

Artık çalışan her yüksekte çalışmada bu kuralları uygular.

Yangın sınıfları, yangın tüpü çeşitleri, PASS tekniği

Daha sonra; • yangın tüpü kullandırılır, • kontrollü yangın söndürülür, • tahliye tatbikatı yapılır.

Artık çalışan gerçek bir yangında doğru davranışı gösterir.

Öğretim bilgi verir, Eğitim davranış değiştirir. Yetişkin eğitiminde her ikisi de gereklidir, ancak asıl hedef davranış değişikliğidir.

Bir iş güvenliği uzmanı çalışanlara yangın söndürme cihazlarının çeşitlerini anlattı. Daha sonra çalışanlara yangın tüpüyle söndürme tatbikatı yaptırdı. Bu süreçte öğretim ve eğitim hangileridir?

Öğretim: Yangın sınıflarının ve söndürme cihazlarının anlatılması.

Eğitim: Çalışanların yangın tüpünü uygulamalı olarak kullanması ve bu davranışı iş yaşamında sürdürmesi.

Tanım: Yazılı bir plan ve program doğrultusunda gerçekleştirilen, hedefleri önceden belli olan eğitimdir. Eğitimin kurumsallaştırılmış halidir.

Tanım: Önceden belirlenmiş bir plana ve programa bağlı olmaksızın yapılan eğitimlerdir.

Tanım: Basamaklar halinde belli yaş gruplarına ve süreklilik içerisinde önceden hazırlanan programlar doğrultusunda okullarda yapılan eğitimlerdir. Bir basamak atlanıp diğerine geçmek mümkün değildir.

Tanım: Her yaş grubunun ihtiyaç ve beklentilerine uygun olarak bir meslek kazandırmak veya mesleklerindeki değişimlere uyarlamak amacıyla yapılan eğitimdir. Süreklilik gerektirmez ve belli yaş grupları ile sınırlandırılamaz.

Tanım: Farklı mekanlardaki öğrenen ve öğretenin, teknolojik araçlar (internet, video konferans, e-öğrenme platformları) aracılığıyla senkron veya asenkron olarak gerçekleştirdiği eğitimdir.

Öğrenen eğitim sürecine aktif olarak katılır. Soru sorar, tartışır, uygulama yapar ve deneyimlerini paylaşır.

Katılımcı merkezlidir

Karşılıklı iletişim vardır

Kalıcı öğrenmeyi artırır

Yetişkin eğitimine en uygun yöntemdir

Eğitmen anlatır, katılımcılar çoğunlukla dinler. Katılım sınırlıdır ve iletişim tek yönlüdür.

Tek yönlü iletişim vardır

Bilgi aktarmaya yöneliktir

“Hiçbirimiz hepimiz kadar akıllı değiliz…”

Öğrencinin aktif katılımını sağlayan ve eğiticinin kolaylaştırıcı, destekleyici, öğrenmeyi sağlayan, rehberlik eden rol üstlendiği, öğrenci merkezli yaklaşım eğitimin temelini oluşturur.

🤝 Katılımcı ve eğiticilerin karşılıklı etkileşimlerinin sağlanması, öğrenilenlerin kalıcı olmasını sağlar.

Amaç: Yaratıcı düşünmeyi ve çok sayıda fikir üretmeyi teşvik etmek.

Nasıl: Küçük gruplar halinde, belirlenen konuyla ilgili tüm fikirler eleştirilmeden toplanır. Her fikir değerlidir ve sansürsüzce paylaşılır.

Not: Katılımcıların tartışılan konuyla ilgili ön bilgi sahibi olması verimi artırır.

Amaç: Eğitim konusunu eğlenceli ve ilgi çekici hale getirerek motivasyonu ve katılımı artırmak.

Nasıl: Puan, rozet, seviye atlama gibi oyun mekanikleri eğitim sürecine entegre edilir.

Avantaj: Özellikle soyut konularda akılda kalıcılığı ve öğrenme isteğini önemli ölçüde artırır.

Amaç: Gerçek yaşam senaryoları üzerinden problem çözme ve karar verme becerilerini geliştirmek.

Nasıl: Katılımcılara gerçekçi bir olay veya sorun sunulur, analiz edilir ve çözüm önerileri tartışılır.

Avantaj: Katılımcının dikkatini somut bir duruma çeker, teori ile pratiği birleştirir.

Amaç: El becerisi veya psikomotor becerilerin birebir öğretilmesi.

Nasıl: Usta-çırak ilişkisiyle, deneyimli kişi (yetiştirici) çalışana birebir rehberlik eder ve pratik yaptırır.

Kullanım: Özellikle mesleki eğitimde, saha uygulamalarında ve işbaşı eğitimlerinde tercih edilir.

Amaç: Anında geri bildirim sağlayarak öğrenmeyi pekiştirmek ve anlaşılmayan noktaları netleştirmek.

Nasıl: Eğitmenin sorular sorduğu, katılımcıların cevapladığı karşılıklı etkileşim yöntemidir.

Avantaj: Katılımı artırır, öğrenme eksikliklerini anında tespit etmeye yardımcı olur.

Amaç: İşbirliği ve takım çalışması becerilerini geliştirerek ortak çözüm üretmek.

Nasıl: Katılımcılar küçük gruplara ayrılarak belirli bir görev veya problemi birlikte çözmeye çalışır.

Avantaj: Farklı bakış açılarından zengin çözümler üretilir, iletişim ve müzakere becerileri güçlenir.

Amaç: Empati kurarak gerçek hayat durumlarını deneyimlemek.

Nasıl: Katılımcılar belirli rolleri üstlenir, gerçekçi senaryolar canlandırılır ve gözlemler paylaşılır.

Avantaj: Soyut kavramlar somutlaşır, katılımcılar kendilerini başkalarının yerine koyarak derinlemesine öğrenir.

Amaç: Eleştirel düşünmeyi ve savunma becerilerini geliştirmek.

Nasıl: Belirli bir konu üzerinde farklı görüşler paylaşılır, argümanlar geliştirilir ve karşılıklı savunulur.

Avantaj: Katılımcılar kendi fikirlerini ifade eder, farklı perspektifleri görür ve fikir çatışmalarından öğrenir.

Amaç: Teoriyi pratiğe dökmek ve yangın anında doğru davranış becerisi kazandırmak.

Nasıl: Gerçek senaryo oluşturulur, yangın tüpü kullanımı, tahliye ve alarm prosedürleri uygulamalı olarak yaptırılır.

Avantaj: Kas hafızası oluşur, stres altında doğru karar verme becerisi gelişir.

Amaç: Potansiyel tehlikeleri tespit etme ve önleyici tedbirler geliştirme becerisi kazandırmak.

Nasıl: Gerçek işyeri ortamı incelenir, riskler analiz edilir, önlem planları hazırlanır ve uygulama yaptırılır.

Avantaj: Proaktif güvenlik kültürü gelişir, çalışanlar kendi iş ortamlarındaki riskleri görme ve yönetme becerisi kazanır.

İletişim, bireylerin duygu, düşünce, bilgi, istek ve deneyimlerini sözlü, yazılı veya sözsüz yollarla karşılıklı olarak paylaşma ve anlamlandırma sürecidir.

İletişimin temel amacı yalnızca bilgi aktarmak değil; karşı tarafta anlam oluşturmak ve istenilen davranış değişikliğini sağlamaktır.

İSG Açısından İletişim

İş sağlığı ve güvenliğinde iletişim, çalışanların tehlikeleri fark etmesini, güvenli davranışları benimsemesini ve iş kazalarının önlenmesini sağlayan en önemli araçlardan biridir.

🎯 İletişimin Amaçları 📢 Bilgi vermek 📋 Bilgilendirmek 🤝 İkna etmek 🔄 Davranış değiştirmek 🧩 Sorun çözmek 🤝 İş birliğini geliştirmek 🔒 Güven oluşturmak ⚡ Motivasyonu artırmak

🧩 İletişimin Öğeleri Öğe Açıklama Kaynak (Gönderici) Mesajı oluşturan ve gönderen kişi Mesaj (İleti) Aktarılmak istenen bilgi, duygu veya düşünce Kanal Mesajın iletildiği yol (konuşma, telefon, e-posta vb.) Alıcı Mesajı alan kişi Geri Bildirim (Dönüt) Alıcının verdiği cevap Gürültü İletişimi olumsuz etkileyen her türlü engel

Dikkatlice dinlemek, sözünü kesmemek, anlamaya çalışmak, soru sormak.

Kendini karşıdaki kişinin yerine koyarak duygu ve düşüncelerini anlamak.

Mesaj kısa, net ve sade olmalı.

Güven oluşturur, dikkati artırır, samimiyet sağlar.

Mimikler, jestler, duruş, el hareketleri, yüz ifadeleri.

Kapalı soru (Anladınız mı?) yerine açık uçlu soru tercih edilir.

İletişimin başarılı olup olmadığını gösterir.

Kişiyi suçlamak yerine duyguyu ifade eder, yapıcıdır.

Doğru davranışların takdir edilmesidir.

Sadece anlatmak yerine göstermek, yaptırmak ve uygulamak.

📋 İSG Eğitimlerinde İletişim Teknikleri Teknik İSG'den Örnek Etkin dinleme Çalışanın karşılaştığı tehlikeleri dikkatle dinlemek Empati Yeni başlayan çalışanın çekincelerini anlamaya çalışmak Açık konuşma “Makine durmadan bakım yapmayın.” demek Soru sorma “Bu alanda hangi riskleri görüyorsunuz?” diye sormak Geri bildirim Eğitimin sonunda çalışanlardan uygulama istemek Beden dili Göz teması kurarak ve jestlerle anlatımı desteklemek Olumlu pekiştirme Güvenli davranış gösteren çalışanı takdir etmek Uygulama Yangın tüpünü bizzat kullandırmak

💎 Etkili İletişimin Temel İlkeleri 🔊 Açık ve anlaşılır olun 👂 Karşı tarafı dikkatle dinleyin ❤️ Empati kurun 🙏 Saygılı ve sabırlı olun 🔄 Geri bildirim alın 💃 Beden dilinizi doğru kullanın 👀 Göz teması kurun 📌 Somut örnekler verin 🎨 Görseller ve uygulamalar kullanın

“Bugün size yangın sınıflarını anlatacağım.”

Tek yönlü, pasif, sıkıcı.

“Burada şu anda bir yangın çıksa ilk ne yapardınız?”

Katılımcıyı düşündürür, dikkat çeker, kalıcı öğrenme sağlar.

İletişimin başarısı, mesajın gönderilmesiyle değil; alıcının mesajı doğru anlaması ve buna uygun davranış göstermesiyle ölçülür. Bu nedenle etkili iletişim, özellikle iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin vazgeçilmez bir unsurudur.

📌 Etkili Mesajın Özellikleri (1–5) 1-5 Özellik Açıklama İSG Örneği 📝 Basit ve anlaşılır Karmaşık ifadeler kullanılmamalıdır. “Makineyi durdurmadan bakım yapmayın.” 🎯 Açık ve net Belirsiz ifadelerden kaçınılmalıdır. “Koruyucu gözlüğünüzü takın.” 👁️ Birden fazla duyuya hitap Görsel, işitsel ve uygulamalı anlatım kullanılmalıdır. Yangın tatbikatı yaptırılması 🌍 Hedef kitleye uygun Eğitim düzeyi ve kültür dikkate alınmalıdır. Çalışanların anlayacağı dilde eğitim 🧱 Somut Gerçek yaşamdan örnekler içermelidir. “Yük kaldırırken dizlerinizi bükün.” 📌 Etkili Mesajın Özellikleri (6–11) 6-11 Özellik Açıklama İSG Örneği 🔒 Güvenilir Kaynak uzman ve dürüst olmalıdır. İSG uzmanının doğru bilgi vermesi 📡 Kanala uygun Mesaj iletişim aracına uygun hazırlanmalıdır. Uyarı levhası, video veya uygulama 🔄 Geri bildirime açık Anlaşılıp anlaşılmadığı kontrol edilmelidir. Soru-cevap ve uygulama yaptırılması ⏱️ Doğru zamanda verilmeli Zamanında iletilen mesaj daha etkilidir. İşe başlamadan önce eğitim verilmesi ❤️ Duygusal etki oluşturmalı Motivasyonu artırmalıdır. Gerçek iş kazası örnekleri anlatılması 📊 Tutarlı Söylenenlerle davranışlar uyumlu olmalıdır. Uzmanın da KKD kullanması

Üç ana renk olan kırmızı, mavi ve sarı merkez alınarak; bu renklerin kendi aralarında karıştırılmasıyla turuncu, yeşil ve mor ara renklerinin elde edildiği ve ana ile ara renklerin bir arada gösterildiği dairesel yapıya renk çemberi (renkli çember) denir. Renk çemberi Isaac Newton tarafından icat edilmiştir.

Bir cisim üzerine düşen güneş ışığını yutarsa siyah, yansıtırsa beyaz olarak algılanır.

Yan yana kullanıldıklarında birbirlerinin etkisini güçlendiren renklere kontrast renkler denir.

Örnek: Kırmızı – Yeşil / Sarı – Mor vb.

Mavi renkli bir afişin, turuncu renkli duvara aşağıdaki gibi yerleştirilerek daha iyi algılanması sağlanıyor.

Renk çemberinde 60° aralıkla kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi ve mor olarak sıralanan renklerden karşılıklı olarak yerleşenler karşıt renklerdir.

Çalışanların, iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ile ilgili yükümlülükleri şunlardır: a. Uygulamaya konulan eğitim programları çerçevesinde iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerine katılmak. b. Eğitimleri düzenli takip etmek.

Uygulamaya konulan eğitim programları çerçevesinde iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerine katılmak.

Eğitimlerin verimli olması için gereken dikkat ve özeni göstermek. ç. İşveren tarafından uygulanan ölçme ve değerlendirmelere katılmak. d. Eğitimlerde edindiği bilgileri yaptığı iş ve işlemlerde uygulamak ve bu konudaki talimatlara uymak.

Eğitimlerin verimli olması için gereken dikkat ve özeni göstermek.

ç. İşveren tarafından uygulanan ölçme ve değerlendirmelere katılmak.

Eğitimlerde edindiği bilgileri yaptığı iş ve işlemlerde uygulamak ve bu konudaki talimatlara uymak.

Genel konular Çalışma mevzuatı ile ilgili bilgiler Çalışanların yasal hak ve sorumlulukları İşyeri temizliği ve düzeni İş kazası ve meslek hastalığından doğan hukuki sonuçlar 🩺 2. Sağlık konuları Meslek hastalıklarının sebepleri Hastalıktan korunma prensipleri ve korunma tekniklerinin uygulanması Biyolojik ve psikososyal risk etmenleri İlk yardım Bağımlılık yapıcı maddelerin zararları ve teknoloji bağımlılığı.

Genel konular Çalışma mevzuatı ile ilgili bilgiler Çalışanların yasal hak ve sorumlulukları İşyeri temizliği ve düzeni İş kazası ve meslek hastalığından doğan hukuki sonuçlar.

Az tehlikeli → uzaktan, yüz yüze veya karma.

Kullanıcı dostu, yönetilebilir ve izlenebilir.

İleri sarma, sekme, pencere kapatma gibi verimliliği düşürenleri önleyecek.

Aktif katılımı destekleyecek (soru, bilgi pencereleri vb.).

Çok tehlikeli sınıf için 16 ders saati.

MADDE 26 – Elektronik imza ve arşiv

(1) Bu Yönetmelik kapsamında hazırlanan belgeler; 15/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununa uygun olarak imzalanabilir, eğitimlere ilişkin belgeler elektronik ve benzeri ortamlarda hazırlanıp arşivlenebilir.

TANIM Yetişkin: Kendi yaşamını yöneten, sorumluluğunu üstüne alan, kendi kararlarını vermeye kendini hazır hisseden, fiziksel ve psikolojik gelişimini tamamlamış, uygun ve doğru davranabilen, olgunluğa ulaşmış kişidir.

İhtiyaç odaklı öğrenme • Yetişkin ihtiyaçları doğrultusunda eksikliğini giderici ve geliştirici bilgiyi öğrenir. • Öğrenmeye hazır olduğunda öğrenir. • Kişisel kaygıları vardır, güvenli bir ortama gereksinim duyar (Başarısızlıktan, anlaşamamaktan, becerileri uygulayamamaktan korkarlar).

Uygulama ve saygı • Hemen veya kısa sürede uygulayabileceği bilgi ve becerileri öğrenmek ister. • Özgün ve özel bir birey olarak görülmek ister (Herkesten farklı bilgi, görgü ve deneyime sahiptirler. Saygı beklerler, etkinliklere katılmayı beklerler).

Katılım ve özgüven • Özgüvenlerini korumak isterler (başarılarının takdir edilmesini beklerler). • Öğrenme sürecine etkin bir şekilde katılmak isterler (Program ve etkinlikler hakkında bilgi verilmeli, soru sorma ve geri bildirimde bulunma).

Katılım ve beklentiler • Kendi tecrübesini açıklamak ve tartışmak isterler. • Kendileri ve eğitmenleri için beklentileri yüksektir. • Olumlu geri bildirim verilmesini beklerler (Konuya ait geri bildirim yapılmalı, olumlular söylenmeli, evet-doğru-çok iyi-iyi soru…).

Etkileşim ve çeşitlilik • Grup etkileşiminden hoşlanırlar. • İçeriğin belirlenmesinde yer almak isterler. • Eğitimde çeşitlilik (farklı eğitim yöntemleri uygulanmasını) isterler.

Motivasyon ve değer • Sertifika gibi ödül almak öğrenme cesaretini arttırır. • Zamanları değerlidir. • Eğitim, kendi konularıyla ilgiliyse motive olurlar.

İçerik ve sonuç odaklı • Eğitimin kendi konularıyla bağlantılı olmasını isterler. • Yetişkin pratik düşünür (Pratik ve güncel konular). • Eğitimin sonuçlarını bilmek-değerlendirmek isterler.

Uygulama ve deneyim • Öğrendiklerini hemen uygulamaya koymazlar. • Sorumluluk ve benlik duyguları gelişmiştir. • Herkesten farklı bilgi, görgü ve deneyime sahiptir.

Gelişim ve arkadaşlık • Bilgi, beceri, alışkanlık ve hareketlerini geliştirecek, problemlerini kendi başına çözebilecek yöntemleri kazanmak isterler. • Eğitmen ile arasındaki ilişkinin arkadaş-meslektaş ilişkisi olmasını ister.

“10 yaşındaki bir çocuğa bisiklet sürmeyi nasıl öğretirsiniz? Peki 40 yaşındaki bir işçiye yüksekte çalışmayı nasıl öğretirsiniz?” ⚡ Öğrenciler genellikle Hayır. cevabını verir. ➡️ Sonuç Çocuk eğitimi ile yetişkin eğitimi aynı değildir.

Andragoji Nedir? Andragoji; yetişkinlerin nasıl öğrendiğini inceleyen eğitim yaklaşımıdır. 🌟 Bu kavramın en önemli ismi: Malcolm Knowles.

Neden öğrenmesi gerektiğini bilmek ister “Ben neden bunu öğreniyorum?” sorusuna net bir cevap bekler.

Deneyimlerinden yararlanır Yetişkinler kendi yaşantılarını öğrenme sürecine aktif olarak katar.

Öğrendiğini hemen kullanmak ister Pratik ve uygulanabilir içerik bekler. Teoriyi günlük hayatta denemek ister.

Andragoji’de Kullanılan Yöntem Örnekleri 📋 Vaka Çalışması 🎭 Simülasyon / Rol Oynama 🗣️ Grup Tartışması 🔧 Problem Çözme Etkinlikleri 📝 Proje Tabanlı Öğrenme 📊 Kendi Deneyimini Paylaşma 📌 Örnek: Yüksekte çalışma eğitiminde, 40 yaşındaki işçilere sadece slayt gösterisi değil, gerçek senaryolar, saha tecrübeleri, güvenlik uygulamaları ve tartışma ortamları sunulmalıdır.

Örnek: Yüksekte çalışma eğitiminde, 40 yaşındaki işçilere sadece slayt gösterisi değil, gerçek senaryolar, saha tecrübeleri, güvenlik uygulamaları ve tartışma ortamları sunulmalıdır.

Örnek – Yangın Eğitimi “Yangın sınıfları şunlardır: A, B, C, D, F...”.

Örnek – Yangın Eğitimi “Burada yangın çıksa ilk ne yaparsınız?”.

Doğru Yöntemin Adımları (Yangın Eğitimi Örneği) 🤔 1. Düşündür “Burada yangın çıksa ilk ne yaparsınız?” sorusu ile çalışanı aktif düşünmeye teşvik et. 🖐️ 2. Göster Yangın tüpünü, kullanımını ve türlerini göster. Görsel öğrenmeyi destekle. 🚨 3. Tatbikat Yap Gerçek senaryo ile yangın söndürme, tahliye ve alarm tatbikatı yap. 🧯 4. Uygulama Yaptır Çalışanın bizzat yangın tüpünü kullanmasını sağla. Kas hafızası oluşsun.

Doğru Yöntemin Adımları (Yangın Eğitimi Örneği).

Düşündür “Burada yangın çıksa ilk ne yaparsınız?” sorusu ile çalışanı aktif düşünmeye teşvik et.

Göster Yangın tüpünü, kullanımını ve türlerini göster. Görsel öğrenmeyi destekle.

Tatbikat Yap Gerçek senaryo ile yangın söndürme, tahliye ve alarm tatbikatı yap.

Uygulama Yaptır Çalışanın bizzat yangın tüpünü kullanmasını sağla. Kas hafızası oluşsun.

Kalıcı Öğrenme Anlatmak → Düşündürmek → Göstermek → Yaptırmak → KALICILIK “Söyle bana unutayım, göster bana hatırlayayım, yaptır bana öğreneyim.” — Konfüçyüs.

İpucu: Eğitimde “anlatma” yerine “sorgulatma-göster-yaptır” yöntemini kullan. Çalışanların kendi deneyimlerinden öğrenmesini sağla.

Yetişkinler neden, ne zaman ve nasıl öğreneceğine kendisi karar verir. Eğitimler uygulamalı, esnek, sürekli ve katılımcı olmalıdır. Kalıcı öğrenme için teoriden çok deneyim ve uygulama esastır.

Bilgi | Beceri | Davranış Değişikliği.

“Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantıları yoluyla, kasıtlı veya kendiliğinden, istendik ve kalıcı değişiklikler meydana getirme sürecidir.”.

Davranış değişikliği Eğitimin temel amacı, bireyin bilgi, beceri, tutum ve alışkanlıklarında olumlu değişiklik oluşturmaktır.

Yaşantı yoluyla Eğitim sadece dinleyerek değil; yaşayarak, gözlem yaparak, uygulayarak ve deneyim kazanarak gerçekleşir.

⏳ Kalıcılık Eğitimin etkisi uzun süre devam eder ve bireyin davranışlarına yansır.

“Öğretim, belirlenen amaçlar doğrultusunda bireylere bilgi, beceri ve yeterlilik kazandırmak için yapılan planlı, programlı ve sistemli öğrenme-öğretme etkinliklerinin tümüdür.”.

Bilgi verme Teorik bilgilerin sistematik olarak aktarılması.

Beceri kazandırma Uygulamalı ve pratik becerilerin öğretilmesi.

Öğrenmeyi sağlama Öğrenme sürecini yönetme ve kolaylaştırma.

Eğitim mi, Öğretim mi? Eğitim davranış değişikliği odaklı, Öğretim ise bilgi ve beceri kazandırma odaklıdır. Yetişkin eğitiminde her ikisi de bir arada kullanılır.

Bilgi, beceri, tutum ve değer kazandırır.

Okulda, iş yerinde, ailede ve sosyal çevrede gerçekleşebilir.

Planlı olabileceği gibi plansız da olabilir.

Öğretimi de kapsayan daha geniş bir kavramdır.

Okul, kurs ve hizmet içi eğitim gibi ortamlarda yürütülür.

Örnek 1 Aileden öğrenme Bir çocuk ailesinden teşekkür etmeyi öğrenir. ✅ Bu eğitimdir. Çünkü davranışı değişmiştir.

Bu eğitimdir. Çünkü davranışı değişmiştir.

Örnek 2 Trafik kuralları Bir kişi trafik kurallarına uymayı alışkanlık haline getirir. ✅ Bu eğitimdir.

Örnek 3 İşyeri güvenliği Bir çalışan artık makineyi çalıştırmadan önce enerji izolasyonu (LOTO) uygulamaktadır. ✅ Bu da eğitimdir. Bilgi davranışa dönüşmüştür.

Bu da eğitimdir. Bilgi davranışa dönüşmüştür.

Örnek 1 Matematik dersi Öğretmen matematik dersinde Pisagor Teoremini anlatır. 📚 Bu öğretimdir.

Örnek 2 Sürücü kursu Sürücü kursunda trafik işaretleri anlatılır. 📚 Bu öğretimdir.

Örnek 3 İSG eğitimi İSG uzmanı çalışanlara yangın sınıflarını anlatır. 📚 Bu da öğretimdir. Henüz davranış değişikliği oluşmamıştır.

Bu da öğretimdir. Henüz davranış değişikliği oluşmamıştır.

Peki Fark Nedir? Eğitim davranış değişikliği ile sonuçlanır. Öğretim ise bilgi aktarımıdır. Bilgi davranışa dönüşünce eğitim gerçekleşir.

ÖĞRETİM Bilgi aktarımı “Düşme tehlikesi bulunan yerlerde tam vücut emniyet kemeri kullanılmalıdır.” Çalışan bilgi edinmiştir. 📚 Bu öğretimdir.

“Düşme tehlikesi bulunan yerlerde tam vücut emniyet kemeri kullanılmalıdır.”.

EĞİTİM Davranış değişikliği Ardından; • emniyet kemeri takılır, • yaşam hattına bağlanılır, • ankraj noktası kontrol edilir, • uygulama yaptırılır. Artık çalışan her yüksekte çalışmada bu kuralları uygular. ✅ Bu eğitimdir.

Ardından; • emniyet kemeri takılır, • yaşam hattına bağlanılır, • ankraj noktası kontrol edilir, • uygulama yaptırılır.

ÖĞRETİM Bilgi aktarımı Yangın sınıfları, yangın tüpü çeşitleri, PASS tekniği Bilgi verilmiştir. 📚 Bu öğretimdir.

Yangın sınıfları, yangın tüpü çeşitleri, PASS tekniği.

EĞİTİM Davranış değişikliği Daha sonra; • yangın tüpü kullandırılır, • kontrollü yangın söndürülür, • tahliye tatbikatı yapılır. Artık çalışan gerçek bir yangında doğru davranışı gösterir. ✅ Bu eğitimdir.

Daha sonra; • yangın tüpü kullandırılır, • kontrollü yangın söndürülür, • tahliye tatbikatı yapılır.

Peki Fark Nedir? Öğretim bilgi verir, Eğitim davranış değiştirir. Yetişkin eğitiminde her ikisi de gereklidir, ancak asıl hedef davranış değişikliğidir.

Soru Bir iş güvenliği uzmanı çalışanlara yangın söndürme cihazlarının çeşitlerini anlattı. Daha sonra çalışanlara yangın tüpüyle söndürme tatbikatı yaptırdı. Bu süreçte öğretim ve eğitim hangileridir?

Cevap Öğretim: Yangın sınıflarının ve söndürme cihazlarının anlatılması. Eğitim: Çalışanların yangın tüpünü uygulamalı olarak kullanması ve bu davranışı iş yaşamında sürdürmesi.

Tanım: Yazılı bir plan ve program doğrultusunda gerçekleştirilen, hedefleri önceden belli olan eğitimdir. Eğitimin kurumsallaştırılmış halidir.

Örnek: Okullar, üniversiteler, kurslar, hizmet içi eğitim programları.

Tanım: Önceden belirlenmiş bir plana ve programa bağlı olmaksızın yapılan eğitimlerdir.

Örnek: Akranlarıyla oyun sırasında kazandığı davranışlarla çocukların sosyalleşmesi, aile ortamı ve televizyon gibi iletişim araçları.

Tanım: Basamaklar halinde belli yaş gruplarına ve süreklilik içerisinde önceden hazırlanan programlar doğrultusunda okullarda yapılan eğitimlerdir. Bir basamak atlanıp diğerine geçmek mümkün değildir.

Örnek: Anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise, üniversite.

Tanım: Her yaş grubunun ihtiyaç ve beklentilerine uygun olarak bir meslek kazandırmak veya mesleklerindeki değişimlere uyarlamak amacıyla yapılan eğitimdir. Süreklilik gerektirmez ve belli yaş grupları ile sınırlandırılamaz.

Örnek: Mesleki kurslar, halk eğitim merkezleri, sertifika programları.

Tanım: Farklı mekanlardaki öğrenen ve öğretenin, teknolojik araçlar (internet, video konferans, e-öğrenme platformları) aracılığıyla senkron veya asenkron olarak gerçekleştirdiği eğitimdir.

Örnek: Online kurslar, sanal sınıflar, MOOC (kitlesel açık çevrimiçi dersler), webinarlar.

Güvensizlik ve sosyal açıdan yetersiz olma korkusu.

Eğitimin sağlayacağı yarardan emin olmama.

Eğitmenin grubun algı hızını fark edememesi.

Eğitmenin bedensel ve ruhsal rahatsızlıkları.

Eğitmenin beden dilini iyi kullanamaması.

Eğitim ortamı, materyaller ve oturma düzeni.

Öğrenen eğitim sürecine aktif olarak katılır. Soru sorar, tartışır, uygulama yapar ve deneyimlerini paylaşır.

Örnekler Soru-cevap Beyin fırtınası Grup çalışması Vaka analizi Rol yapma Tartışma Yangın tatbikatı Risk değerlendirme.

Eğitmen anlatır, katılımcılar çoğunlukla dinler. Katılım sınırlıdır ve iletişim tek yönlüdür.

Örnekler Düz anlatım Slayt sunumu Konferans Seminer Video izletme (etkileşim olmadan).

“Hiçbirimiz hepimiz kadar akıllı değiliz…” Öğrencinin aktif katılımını sağlayan ve eğiticinin kolaylaştırıcı, destekleyici, öğrenmeyi sağlayan, rehberlik eden rol üstlendiği, öğrenci merkezli yaklaşım eğitimin temelini oluşturur. 🤝 Katılımcı ve eğiticilerin karşılıklı etkileşimlerinin sağlanması, öğrenilenlerin kalıcı olmasını sağlar.

Katılımcıların tartışılan konuyla ilgili ön bilgi sahibi olması verimi artırır.

İletişimin Tanımı İletişim, bireylerin duygu, düşünce, bilgi, istek ve deneyimlerini sözlü, yazılı veya sözsüz yollarla karşılıklı olarak paylaşma ve anlamlandırma sürecidir. İletişimin temel amacı yalnızca bilgi aktarmak değil; karşı tarafta anlam oluşturmak ve istenilen davranış değişikliğini sağlamaktır. Kısaca: İletişim, “anlam oluşturma ve paylaşma sürecidir.”.

İSG Açısından İletişim İş sağlığı ve güvenliğinde iletişim, çalışanların tehlikeleri fark etmesini, güvenli davranışları benimsemesini ve iş kazalarının önlenmesini sağlayan en önemli araçlardan biridir. ⚠️ Tehlike uyarı levhaları 📚 İş güvenliği eğitimleri 🔊 Acil durum anonsları 🤟 El işaretleri 📄 Talimatlar 📊 Risk değerlendirme toplantıları.

Tehlike uyarı levhaları 📚 İş güvenliği eğitimleri 🔊 Acil durum anonsları 🤟 El işaretleri 📄 Talimatlar 📊 Risk değerlendirme toplantıları.

Örnek: “Bu makinede sizi en çok zorlayan konu nedir?”.

Örnek: “Yeni işe başlayan çalışan eğitimi anlamakta zorlanıyor olabilir.”.

Doğru: “Makineyi çalıştırmadan önce koruyucu kapağı kapatın.”.

Bilgi: İletişimde sözsüz mesajlar çok önemlidir.

Örnek: “Burada sizce en büyük tehlike nedir?”.

Örnek: “Anlattıklarımı kendi cümlelerinizle özetleyebilir misiniz?”.

Doğru: “Koruyucu gözlük kullanılmadığında yaralanma riski oluşmasından endişe ediyorum.”.

Örnek: “Bugün bütün ekibin KKD kullanımına dikkat etmesi çok güzeldi.”.

Örnek: Yangın tüpünü bizzat kullandırmak.

Yanlış Yaklaşım “Bugün size yangın sınıflarını anlatacağım.” Tek yönlü, pasif, sıkıcı.

Doğru Yaklaşım “Burada şu anda bir yangın çıksa ilk ne yapardınız?” Katılımcıyı düşündürür, dikkat çeker, kalıcı öğrenme sağlar.

Unutmayın: İletişimin başarısı, mesajın gönderilmesiyle değil; alıcının mesajı doğru anlaması ve buna uygun davranış göstermesiyle ölçülür. Bu nedenle etkili iletişim, özellikle iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin vazgeçilmez bir unsurudur.

Etkili Mesajın Özellikleri 1–5. 1-5.

Etkili Mesajın Özellikleri (6–11) 6-11.

Cevap: B. Karşıt renk Mavi ve turuncu, renk çemberinde birbirinin karşısında yer alan (tamamlayıcı/karşıt) renklerdir. Karşıt renkler yan yana kullanıldığında birbirini daha belirgin hale getirir; bu yüzden turuncu duvar üzerindeki mavi afiş, arka plandan güçlü bir kontrastla ayrışarak daha kolay algılanır.

Cevap: C. Renk kontrastı Renk kontrastı, karşıt (tamamlayıcı) renklerin yan yana geldiğinde birbirlerinin görünme özelliğini (canlılığını, belirginliğini) artırmasıdır. Kırmızı-yeşil, mavi-turuncu, sarı-mor gibi çemberde karşılıklı duran renkler bu etkiyi doğrudan gösterir.

İş Güvenliği Eğitimlerinde Uygulama 🔥 💡 “Anlatarak değil, yaşatarak öğret.”

🎯 Eğitim Konusu❌ Yanlış Yöntem (Anlatım Odaklı)✅ Doğru Yöntem (Yetişkin Eğitimi)🛠️ Uygulama
⛑️ Kişisel Koruyucu Donanım“Baret, gözlük ve eldiven kullanmalısınız.”“Daha önce KKD kullanmadığı için yaralanan birini gördünüz mü?”Doğru KKD seçimi ve giyme uygulaması yaptırılır.
⚡ Elektrik Güvenliği“Elektrik çarpması tehlikelidir.”“Islak elle prize dokunursanız ne olabilir?”Kaçak akım rölesi, topraklama ve güvenli çalışma uygulamalı gösterilir.
🪜 Yüksekte Çalışma“2 metreden yüksek yerlerde emniyet kemeri kullanılır.”“Bir metre bile düşseniz nasıl yaralanabilirsiniz?”Emniyet kemeri takma ve yaşam hattına bağlanma uygulaması yaptırılır.
🏗️ İskele Güvenliği“İskeleler standartlara uygun olmalıdır.”“Bu iskelede çalışır mıydınız? Neden?”Güvenli ve güvensiz iskele örnekleri birlikte incelenir.
🚧 Kaldırma Ekipmanları“Vincin kapasitesi aşılmamalıdır.”“Bu yükü kaldırmadan önce ilk kontrol edeceğiniz şey nedir?”Sapan, kanca ve yük kaldırma uygulaması yaptırılır.
🧯 Acil Durum“Acil durum planı okunmalıdır.”“Alarm çalsa çıkış kapısını biliyor musunuz?”Tahliye güzergâhı yürünerek gösterilir ve tatbikat yapılır.
☣️ Kimyasal Maddeler“Kimyasallar tehlikeli olabilir.”“Bu şişenin içinde ne olduğunu nasıl anlarsınız?”Etiket ve Güvenlik Bilgi Formu (SDS) birlikte incelenir.
🩹 İlk Yardım“Kanamalarda ilk yardım uygulanmalıdır.”“Bir arkadaşınızın kolu kesilse ilk ne yaparsınız?”Basınç uygulama ve turnike eğitimi maket üzerinde gösterilir.
🚜 Forklift Güvenliği“Forkliftler dikkatli kullanılmalıdır.”“Yayanın kör noktada olduğunu fark edebilir misiniz?”Kör nokta uygulaması ve güvenli yaya geçişi gösterilir.
😷 Solunum Koruyucular“Toz maskesi kullanılmalıdır.”“Bu maskeyi neden takmak istemiyorsunuz?”Maske uyum testi ve doğru takma uygulaması yaptırılır.
💺 Ergonomi“Doğru kaldırma tekniği kullanılmalıdır.”“Bel ağrınızın nedeni sizce nedir?”Doğru yük kaldırma ve çalışma duruşu uygulamalı gösterilir.

Andragoji’nin 6 Temel İlkesi Knowles

İlkeAçıklamaİSG Eğitiminden Örnek
1 Bilme GereksinimiYetişkin, neden öğrenmesi gerektiğini bilmek ister.“Yüksekte çalışmada emniyet kemeri kullanmazsanız ölümcül düşme riski vardır.”
2 Benlik AlgısıYetişkin bağımsızdır, kararlarına saygı duyulmasını ister. Eğitime aktif katılmak ister.Eğitmen sürekli anlatmak yerine “Sizce burada en büyük risk nedir?” diye sorar.
3 DeneyimYetişkin geçmiş deneyimlerini öğrenme sürecine taşır. Deneyimleri eğitim için önemli bir kaynaktır.“Daha önce iş kazası yaşayan veya tanık olan var mı?” sorusuyla eğitim başlatılır.
4 Öğrenmeye Hazır Olmaİhtiyaç duyduğu anda öğrenmeye daha istekli olur.Yeni forklift kullanmaya başlayacak personele o gün forklift güvenliği eğitimi verilmesi.
5 Öğrenme YönelimiTeoriden çok problem çözmeye ve uygulamaya yönelik öğrenir.Yangın eğitimi sonunda sadece anlatım değil, yangın tüpü kullanma tatbikatı yapılır.
6 İçsel MotivasyonEn güçlü motivasyon kaynağı ödül değil; güvenlik, başarı, gelişim ve sorumluluk duygusudur.“Bu eğitim sayesinde hem kendi hayatınızı hem de çalışma arkadaşlarınızı koruyabilirsiniz.”

Yetişkin Eğitiminin Genel İlkeleri 7 ilke

İlkeAçıklamaİSG Eğitiminden Örnek
🔄 EsneklikEğitim; bireyin yaşına, deneyimine, çalışma saatlerine ve ihtiyaçlarına göre düzenlenmelidir.Vardiyalı çalışanlara farklı saatlerde İSG eğitimi verilmesi.
⚙️ İşlevsellikÖğrenilen bilgiler günlük yaşamda ve iş hayatında uygulanabilir olmalıdır.Yangın eğitimi sonunda yangın tüpünün uygulamalı kullandırılması.
♾️ SüreklilikEğitim tek seferlik değil, yaşam boyu devam eden bir süreçtir.Periyodik İSG eğitimleri ve tazeleme eğitimleri yapılması.
🌍 Topluma HizmetEğitim yalnızca bireye değil, topluma da fayda sağlamalıdır.Güvenli çalışan bir kişi, iş arkadaşlarını ve ailesini de korur.
🤝 GönüllülükYetişkinler öğrenmeye istekli olduklarında daha etkili öğrenirler.Eğitimde çalışanların soru sorması ve kendi isteğiyle katılım sağlaması teşvik edilir.
🗣️ KatılımcılıkYetişkin eğitiminde öğrenen aktif rol almalıdır.Vaka analizi, grup çalışması ve risk değerlendirme uygulamaları yaptırılır.

Çalışanların İSG Eğitimi ve İletişim Tablo 4

ÖzellikEğitimÖğretim
TanımDavranış değiştirme sürecidir.Bilgi ve beceri kazandırma sürecidir.
AmaçBilgi, beceri, tutum ve davranış geliştirmekBilgi ve beceri öğretmek
KapsamDaha geniştirDaha dardır
SüreYaşam boyu devam ederBelirli süre içinde gerçekleşir
OrtamHer yerde olabilirPlanlı eğitim ortamlarında yürütülür
SonuçDavranış değişikliği oluştururÖğrenmeyi sağlar
İSG ÖrneğiÇalışanın sürekli KKD kullanmasıKKD'nin ne olduğunun anlatılması

İletişimin Öğeleri

ÖğeAçıklama
Kaynak (Gönderici)Mesajı oluşturan ve gönderen kişi
Mesaj (İleti)Aktarılmak istenen bilgi, duygu veya düşünce
KanalMesajın iletildiği yol (konuşma, telefon, e-posta vb.)
AlıcıMesajı alan kişi
Geri Bildirim (Dönüt)Alıcının verdiği cevap
Gürültüİletişimi olumsuz etkileyen her türlü engel

İSG Eğitimlerinde İletişim Teknikleri

TeknikİSG'den Örnek
Etkin dinlemeÇalışanın karşılaştığı tehlikeleri dikkatle dinlemek
EmpatiYeni başlayan çalışanın çekincelerini anlamaya çalışmak
Açık konuşma“Makine durmadan bakım yapmayın.” demek
Soru sorma“Bu alanda hangi riskleri görüyorsunuz?” diye sormak
Geri bildirimEğitimin sonunda çalışanlardan uygulama istemek
Beden diliGöz teması kurarak ve jestlerle anlatımı desteklemek
Olumlu pekiştirmeGüvenli davranış gösteren çalışanı takdir etmek
UygulamaYangın tüpünü bizzat kullandırmak

Etkili Mesajın Özellikleri (1–5) 1-5

ÖzellikAçıklamaİSG Örneği
📝 Basit ve anlaşılırKarmaşık ifadeler kullanılmamalıdır.“Makineyi durdurmadan bakım yapmayın.”
🎯 Açık ve netBelirsiz ifadelerden kaçınılmalıdır.“Koruyucu gözlüğünüzü takın.”
👁️ Birden fazla duyuya hitapGörsel, işitsel ve uygulamalı anlatım kullanılmalıdır.Yangın tatbikatı yaptırılması
🌍 Hedef kitleye uygunEğitim düzeyi ve kültür dikkate alınmalıdır.Çalışanların anlayacağı dilde eğitim
🧱 SomutGerçek yaşamdan örnekler içermelidir.“Yük kaldırırken dizlerinizi bükün.”

Etkili Mesajın Özellikleri (6–11) 6-11

ÖzellikAçıklamaİSG Örneği
🔒 GüvenilirKaynak uzman ve dürüst olmalıdır.İSG uzmanının doğru bilgi vermesi
📡 Kanala uygunMesaj iletişim aracına uygun hazırlanmalıdır.Uyarı levhası, video veya uygulama
🔄 Geri bildirime açıkAnlaşılıp anlaşılmadığı kontrol edilmelidir.Soru-cevap ve uygulama yaptırılması
⏱️ Doğru zamanda verilmeliZamanında iletilen mesaj daha etkilidir.İşe başlamadan önce eğitim verilmesi
❤️ Duygusal etki oluşturmalıMotivasyonu artırmalıdır.Gerçek iş kazası örnekleri anlatılması
📊 TutarlıSöylenenlerle davranışlar uyumlu olmalıdır.Uzmanın da KKD kullanması

Renklerin İSG'deki Önemi Renk psikolojisi, iş sağlığı ve güvenliğinde etkili iletişimin temel taşlarından biridir.

🎨 Özellik📖 Tanımı🖌️ Örnek🏗️ İSG'deki Kullanımı
🔥 Sıcak RenklerDikkat çeken, hareket ve enerji hissi veren renklerdir.Kırmızı, Turuncu, SarıYangın ekipmanları, uyarılar, tehlike işaretleri
❄️ Soğuk RenklerSakinlik, güven ve huzur hissi veren renklerdir.Mavi, Yeşil, MorAcil çıkış levhaları, zorunluluk işaretleri
⚪ Nötr RenklerDiğer renklerle kolay uyum sağlayan, dikkat dağıtmayan renklerdir.Siyah, Beyaz, GriYazı zeminleri, bilgi levhaları
🌈 Karşıt (Kontrast) RenklerRenk çemberinde birbirinin tam karşısında bulunan ve yan yana kullanıldığında görünürlüğü artıran renklerdir.Kırmızı-Yeşil Mavi-Turuncu Sar-MorUyarı levhaları, afişler, güvenlik işaretleri
🎨 Renk Tonu (Hue)Rengin adını ifade eder.Kırmızı, Mavi, Sarıİşaret ve sembollerin doğru renkte seçilmesi
🌞 Parlaklık (Value)Rengin açık veya koyu olma derecesidir.Açık mavi, LacivertOkunabilirliği artırmak
💧 Doygunluk (Saturation)Rengin canlı veya solgun görünme derecesidir.Canlı kırmızı, Soluk pembeDikkat çekici uyarı levhalarında canlı renkler

Soru sormak. Katılımcılara konuya ilişkin sorular yöneltilmesi hem konuya ilginin canlı tutulması bakımından önemli olduğu gibi katılımcıların hazır oluşluk düzeyine dair ip uçları sağlar. Sorular olguları keşfetmeye katkıda bulunacak nitelikte olmalıdır. Öte yandan başlangıçta daha kolay sorular sormak, katılımcıların kendilerine güven duygularını geliştirebilir.

Öğrenen Olarak Yetişkinin Özellikleri. Yetişkin eğitimi, yetişkinlerin öğrenmeye ilişkin olarak çocuk ve gençlerden farklı özellikleri olduğu ve bu özelliklerin öğrenme sürecine nasıl yansıtılması gerektiği ile ilgilenir. Bu farklılıklar yetişkinlerin çocuk ve gençlerden farklı olan psikolojik özelliklerini ve toplumun onlardan beklentilerini kapsayan toplumsal ve kültürel özeliklerini kapsar. Malcolm Knowles (1996) tarafından geliştirilen ve yetişkinlerin öğrenmelerine yardım etme bilim ve sanatı olarak tanımlanan Andragoji yaklaşımına göre “öğrenen” olarak yetişkinin benlik kavramı, deneyimleri, gereksinimleri, öğrenmeye hazır olması, öğrenme yönelimi ve istekliliği öğrenme sürecini etkiler.

Yetişkinlerin Öğrenmeye İlişkin Ö zellikleri: Andragojik Yaklaşım. Yetişkin eğitimi, yetişkinlerin öğrenmeye ilişkin olarak çocuk ve gençlerden farklı özellikleri olduğu ve bu özelliklerin öğrenme sürecine nasıl yansıtılması gerektiği ile ilgilenir. Bu farklılıklar yetişkinlerin çocuk ve gençlerden farklı olan psikolojik özelliklerini ve toplumun onlardan beklentilerini kapsayan toplumsal ve kültürel özeliklerini kapsar. Malcolm Knowles(1996) tarafından geliştirilen ve yetişkinlerin öğrenmelerine yardım etme bilim ve sanatı olarak tanımlanan Andragoji yaklaşımına göre “öğrenen” olarak yetişkinin benlik kavramı, deneyimleri, gereksinimleri, öğrenmeye hazır olması, öğrenme yönelimi ve istekliliği öğrenme sürecini etkiler.

Benlik kavramı. Benlik kavramı, psikolojik olarak olgunlaşma ile ilgili bir kavramdır. Ben kavramı, kişinin kendisini nasıl tanıdığı, nasıl tanımladığı ile ilgilidir. Benlik kavramının gelişmiş olmasının anlamı, yetişkinin bağımsız bir birey olarak, kendi kararlarını vermeye ve sonuçlarına katlanmaya kendisini hazır hissetmesi, bir başka anlatımla öz yönetimli olmasıdır. Kişi benlik algısına ulaştıktan sonra, başkalarının da kendini yönetme yeteneğinde olduğunu görmelerini bekler. Benliklerini tehdit altında hissetikleri zaman anlamlı öğrenme gerçekleşmez ve eğitimden uzaklaşabilirler. Bu nedenle yetişkinlerin aşağıdaki özellikleri yetişkin eğitiminde göz önünde bulundurulmalıdır: Kendilerine olgun bir insan gibi davranılmasını, saygılı olunmasını beklerler. Kendilerini çocuk gibi gören eğitim deneyimlerinden hoşlanmazlar. Alıngandırlar, başarısızlıktan, başkalarının yanında küçük düşmekten çekinirler, korkarlar. Eğitimde pasif alıcı olmaktan hoşlanmazlar, aktif rol almak isterler. Kendi öğrenme yaşantılarını planlama ve yürütmekten haz duyarlar. Kaydettikleri gelişmeyi değerlendirmeye katılma gereksinimi duyarlar. Gereksiz, sıkı otoriteden hoşlanmazlar, kendi öğrenmelerini kendileri kontrol etmek isterler. Eğitim düzeyi düşük olan yetişkinlerde kendilerine karşı bir güven eksikliği olabilir, bu durum onların eğitime olan ilgisini azaltabilir . Güven duygularını geliştirilmelidir. Kendi kendilerini değerlendirmeleri için fırsatlar sunulmalıdır.

Yaşantının(deneyimin)rolü. Yaşantı bireyin çevresi ile etkileşiminin kendisi açısından içeriğidir. Bir başka tanımla yaşantı bireyin çevresi ile etkileşimi sonunda edindiği davranışlardır. Çocuğun yaşantıdan edindiği deneyimi yetişkine göre azdır. Yetişkinin önceki yaşantılarından edindiği deneyimler öğrenmeyi etkiler. Gittikçe artan bir dizi yaşantı birikimi yetişkinin kendisini tanımlar. Yaşantılarının de ğeri yetişkin için büyüktür. Bunun için de kendisini yaşantılarından yararlanılmayan ya da bunlara pek değer vermeyen bir ortamda hissettiği zaman, yaşantılar ile birlikte kendisinin de reddedildiğini düşünür. Yaşantılara yer vermeyen bir eğitim otorite merkezli, ezberci bir eğitimin ürünüdür. Çocuklarla yetişkinlerin yaşantı bakımından farklılıklarının eğitim uygulamaları açısından sonuçları şunlardır: Yetişkinlerin başkalarının öğrenmesine katkıda bulunacağı şeyler daha çoktur. Birçok öğrenme türünde yetişkinlerin kendileri de zengin bir öğrenme kaynağıdır. Yetişkinlerin yeni yaşantıları ile ilişkisini kurabilecekleri daha zengin yaşantı birikimleri olması, yeni öğrenmelerin onlar için anlamlı olmasına yol açar. Yetişkinler yerleşmiş alışkanlıklara ve kalıp düşüncelere sahiptirler. Bu nedenle daha az açık fikirlidirler. Geçmiş öğrenmelerine ters düşen öğrenme yaşantılarını reddederler. Davranış değişikliklerine direnirler. Onların kalıplaşmış değer yargılarına ters düşüldüğünde eğitimden uzaklaşabilirler. O halde öğrenme sürecinde yetişkinlerin yaşantıları, bilgi birikimleri reddedilmemeli, hatalar bir öğrenme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Grup tartışması, problem çözme, örnek olay gibi tekniklerin kullanılması yaşantı yoluyla öğrenmeye olanak verdiği için aktarmacı tekniğe tercih edilmelidir.

Bilme Gereksinimi. Yetişkinler bir şeyi öğrenmeye girişmeden önce onu niçin öğrenmeleri gerektiğini bilmek isterler. Öğrenme etkinliğinin bir yetişkin için somut, gözle görülür, bir sorununa karşılık gelen bir sonucu olmalı ve bu da yetişkin tarafından açıkça görülmelidir. Bir başka anlatımla eğitim programı ile yetişkinin yaşam alanı arasındaki ilişkiyi yetişkinin görmesi sağlanmalıdır. Yetişkinler herhangi bir etkinliğin daha başında yararlı ya da yararlı değil biçiminde bir izlenim geliştirebilirler. Eğer yetişkin katıldığı eğitim etkinliğinin yararlı olmayacağına ilişkin bir kanıya sahip olmuşsa, katılma güdüsü düşer ve eğitimden vazgeçebilir. Yetişkinler ihtiyaçlarının farkında değilseler, ihtiyaçlarının farkında olmaları sağlanmalıdır. Bu nedenle: Amaçlar açıkça tanımlanmalı, amaçlar ve ihtiyaçlar arasındaki ilişkiyi görmesi için yetişkine yardım edilmelidir. Eğitimci, bu amaçlara nasıl ulaşılacağı konusunda yetişkinlere yol gösterici olmalıdır.

Öğrenmeye hazır olma. Yetişkinler ihtiyacına uygun olmayan öğrenmeleri kabul etmezler. Çocukları büyümüş ileri yaştaki bir yetişkin ana baba eğitimine ihtiyaç duymaz. Yetişkinler çocuk ve gençlere göre daha gerçekçidirler. Gördükleri eğitimin somut gereksinimlerine doyum getirmesini beklerler. Aile, toplum ve meslek sorumlulukları ile ilgili konuları öğrenmeye hazırdırlar. Yetişkinlerin gönüllü öğreniciler olduğu, ihtiyaç duymadıkları, öğrenmek istemedikleri, sorunlarını çözmeyen konularda yetişkinlerin öğrenmelerine yardımcı olamayız. Kendilerinin öğrenmeye hazır oluş durumunu en iyi yetişkinlerin kendisi belirleyebilirler. Yetişkinlere sunulan eğitim programlarının, onu eğitime getiren güdülerine, ihtiyaçlarına uygun olması gerekir. Eğitim hedefleri (bireylere kazandırılması amaçlanan davranışlar) ihtiyaçlara göre saptanmalıdır. Bu nedenle: Katılanların yaşam alanlarına dair kapsamlı bir bilgiye sahip olmak, katılımcıları mümkün olduğunca tanımak gerekir. Yetişkinlerin ihtiyaçlarının doğru analiz edilmesi ve analizlerin program pl anlama sürecine temel alınması gerekir. Yetişkinler için program plan lama sürecinde ihtiyaç analizi bu iş konusunda deneyim ve bilgi sahibi olan uzmanların işi olmakla beraber, eğ i ticilere düşen sorumluluklar da vardır. Eğitim süreci başlarken ve devan ederken eğiticiler katılımcıların beklentilerini sormalı, ifade edilmemiş, ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar ve durumlar karşısında gerekli esnekliği göstermelidirler. Önceden planlanmış ola n yetişkin eğitimi programının bütün öngörüleri kapsayamayabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Katılımcıların tanınması önemlidir. Eğiticiler katılımcıların amaçlarının, beklentilerinin ve motivasyon (güdülenme) kaynaklarının neler olduğunu bilmelidirler. Yetişkinlerin kişiliklerine saygı gösterilmelidir. Öğrenme konusunda kendilerine güven duygularını geliştirmeleri konusunda yardımcı olunmalıdır. Yetişkinlerin öğrenme yaşantılarının planlanmasına ve yürütülmesine katkılarını sağlanmalıdır. Yaşantı birikimlerini reddetmemeli, hataları bir öğrenme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Kuramsal ve aktarmacı yaklaşımlar yerine, sorun çözmeyi merkeze alan grup tartışması, örnek olay incelemesi, rol oynama gibi tekniklere yer verilmelidir. Programın amaçları açıkça tanımlamalı, katılımcının amaçları ile örtüşmesi sağlanmalıdır. Tüm bu ilkeler yetişkin eğitimi süreçlerinin aktarmacı, geleneksel ya da didaktik olarak ifade edilen, öğre n cinin edilgen, öğretilmeyi bekleyen ve paket edilmiş bilginin alıcısı durumunda olduğu, öğretmenin ise otorite, bilginin temel kaynağı olarak kabul edildiği bir eğitim anlayışını değil, “ işbirliğine dayalı eğitimin” yetişkinler için uygun olduğunu göstermektedir. İşbirliği, ortak amaçları gerçekleştirmek için birlikte çalışma anlamına gelir.

İşbirliğine dayalı öğrenme ise maksimum öğrenmeyi gerçekleştirmek için öğrencilerin birlikte çalıştıkları bir grupla öğrenme yaklaşımıdır( Johnson, Johnson ve Holubec,1998) Güvenli ve açık bir iletişimin egemen olduğu , gruba anlamlı bir bağlılık geliştirmiş grup üyelerinin birbirlerini geliştirmek üzere etkileştikleri , farklılıkların birbirinden öğrenme için bir fırsat olarak kabül edildiği öğretimdir . Böyle bir öğrenme sürecinde hiçbir grup üyesi ihmal edilmez ve sürece katılır. İşbirliğine dayalı öğrenmenin katılımı teşvik ettiği, farklı görüşleri dinleme becerisini geliştirdiği, eleştirileri yapıcı hale getirdiği görülmektedir. Grup ruhu birlikte değişimi harekete geçirir. Öğretmen bir otorite kaynağı değil bir rehberdir ve bu rol öğrenmeyi öğreten kolaylaştırıcılık rolüdür.

Benlik kavramı. Benlik kavramı, psikolojik olarak olgunlaşma ile ilgili bir kavramdır. Ben kavramı, kişinin kendisini nasıl tanıdığı, nasıl tanımladığı ile ilgilidir. Benlik kavramının gelişmiş olmasının anlamı, yetişkinin bağımsız bir birey olarak, kendi kararlarını vermeye ve sonuçlarına katlanmaya kendisini hazır hissetmesi, bir başka anlatımla öz yönetimli olmasıdır. Kişi benlik algısına ulaştıktan sonra, başkalarının da kendini yönetme yeteneğinde olduğunu görmelerini bekler. Benliklerini tehdit altında hissettikleri zaman anlamlı öğrenme gerçekleşmez ve eğitimden uzaklaşabilirler. Bu nedenle yetişkinlerin aşağıdaki özellikleri yetişkin eğitiminde göz önünde bulundurulmalıdır: Kendilerine olgun bir insan gibi davranılmasını, saygılı olunmasını beklerler. Kendilerini çocuk gibi gören eğitim deneyimlerinden hoşlanmazlar. Alıngandırlar, başarısızlıktan, başkalarının yanında küçük düşmekten çekinirler, korkarlar. Eğitimde pasif alıcı olmaktan hoşlanmazlar, aktif rol almak isterler. Kendi öğrenme yaşantılarını planlama ve yürütmekten haz duyarlar. Kaydettikleri gelişmeyi değerlendirmeye katılma gereksinimi duyarlar. Gereksiz, sıkı otoriteden hoşlanmazlar, kendi öğrenmelerini kendileri kontrol etmek isterler. Eğitim düzeyi düşük olan yetişkinlerde kendilerine karşı bir güven eksikliği olabilir, bu durum onların eğ itime olan ilgisini azaltabilir . Güven duygularını geliştirilmelidir. Kendi kendilerini değerlendirmeleri için fırsatlar sunulmalıdır.

Yaşantının(deneyimin)rolü. Yaşantı bireyin çevresi ile etkileşiminin kendisi açısından içeriğidir. Bir başka tanımla yaşantı bireyin çevresi ile etkileşimi sonunda edindiği davranışlardır. Çocuğun yaşantıdan edindiği deneyimi yetişkine göre azdır. Yetişkinin önceki yaşantılarından edindiği deneyimler öğrenmeyi etkiler. Gittikçe artan bir dizi yaşantı birikimi yetişkinin kendisini tanımlar. Yaşantılarının değeri yetişkin için büyüktür. Bunun için de kendisini yaşantılarından yararlanılmayan ya da bunlara pek değer vermeyen bir ortamda hissettiği zaman, yaşantılar ile birlikte kendisinin de reddedildiğini düşünür. Yaşantılara yer vermeyen bir eğitim otorite merkezli, ezberci bir eğitimin ürünüdür. Çocuklarla yetişkinlerin yaşantı bakımından farklılıklarının eğitim uygulamaları açısından sonuçları şunlardır: Yetişkinlerin başkalarının öğrenmesine katkıda bulunacağı şeyler daha çoktur. Birçok öğrenme türünde yetişkinlerin kendileri de zengin bir öğrenme kaynağıdır. Yetişkinlerin yeni yaşantıları ile ilişkisini kurabilecekleri daha zengin yaşantı birikimleri olması, yeni öğrenmelerin onlar için anlamlı olmasına yol açar. Yetişkinler yerleşmiş alışkanlıklara ve kalıp düşüncelere sahiptirler. Bu nedenle daha az açık fikirlidirler. Geçmiş öğrenmelerine ters düşen öğrenme yaşantılarını reddederler. Davranış değişikliklerine direnirler. Onların kalıplaşmış değer yargılarına ters düşüldüğünde eğitimden uzaklaşabilirler. O halde öğrenme sürecinde yetişkinlerin yaşantıları, bilgi birikimleri reddedilmemeli, hatalar bir öğrenme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Grup tartışması, problem çözme, örnek olay gibi tekniklerin kullanılması yaşantı yoluyla öğrenmeye olanak verdiği için aktarmacı tekniğe tercih edilmelidir.

Bilme Gereksinimi. Yetişkinler bir şeyi öğrenmeye girişmeden önce onu niçin öğrenmeleri gerektiğini bilmek isterler. Öğrenme etkinliğinin bir yetişkin için somut, gözle görülür, bir sorununa karşılık gelen bir sonucu olmalı ve bu da yetişkin tarafından açıkça görülmelidir. Bir başka anlatımla eğitim programı ile yetişkinin yaşam alanı arasındaki ilişkiyi yetişkinin görmesi sağlanmalıdır. Yetişkinler herhangi bir etkinliğin daha başında yararlı ya da yararlı değil biçiminde bir izlenim geliştirebilirler. Eğer yetişkin katıldığı eğitim etkinliğinin yararlı olmayacağına ilişkin bir kanıya sahip olmuşsa, katılma güdüsü düşer ve eğitimden vazgeçebilir. Yetişkinler ihtiyaçlarının farkında değilseler, ihtiyaçlarının farkında olmaları sağlanmalıdır. Bu nedenle: Amaçlar açıkça tanımlanmalı, amaçlar ve ihtiyaçlar arasındaki ilişkiyi görmesi için yetişkine yardım edilmelidir. Eğitimci, bu amaçlara nasıl ulaşılacağı konusunda yetişkinlere yol gösterici olmalıdır. Eğitim yaptığınız gruplarda cinsiyetler arası eşitsizliğe ilişkin ihtiyaçlarının farkında olmayan bireylerle karşı karşıya gelmeniz olasıdır. Eğer bireylere bu konuda öğrendiklerinin sorunlarını çözeceğine ilişkin bir farkındalık geliştirilirse, eğitim ihtiyaçları hissedebilirler ve programın amacına ulaşması söz konusu olur.

Öğrenmeye hazır olma. Yetişkinler ihtiyacına uygun olmayan öğrenmeleri kabul etmezler. Çocukları büyümüş ileri yaştaki bir yetişkin ana baba eğitimine ihtiyaç duymaz. Yetişkinler çocuk ve gençlere göre daha gerçekçidirler. Gördükleri eğitimin somut gereksinimlerine doyum getirmesini beklerler. Aile, toplum ve meslek sorumlulukları ile ilgili konuları öğrenmeye hazırdırlar. Yetişkinlerin gönüllü öğreniciler olduğu, ihtiyaç duymadıkları, öğrenmek istemedikleri, sorunlarını çözmeyen konularda yetişkinlerin öğrenmelerine yardımcı olamayız. Kendilerinin öğrenmeye hazır oluş durumunu en iyi yetişkinlerin kendisi belirleyebilirler. Yetişkinlere sunulan eğitim programlarının, onu eğitime getiren güdülerine, ihtiyaçlarına uygun olması gerekir. Eğitim hedefleri (bireylere kazandırılması amaçlanan davranışlar) ihtiyaçlara göre saptanmalıdır. Bu nedenle: Katılanların yaşam alanlarına dair kapsamlı bir bilgiye sahip olmak, katılımcıları mümkün olduğunca tanımak gerekir. Yetişkinlerin ihtiyaçlarının doğru anali z edilmesi ve analizlerin program planlama sürecine temel alınması gerekir. Yetişkinler için program planlama sürecinde ihtiyaç analizi bu iş konusunda deneyim ve bilgi sahibi olan uzmanların işi olmakla beraber, eğiticilere düşen sorumluluklar da vardır. Eğitim süreci başlarken ve devan ederken eğiticiler katılımcıların beklentilerini sormalı, ifade edilmemiş, ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar ve durumlar karşısında gerekli esnekliği göstermelidirler. Önceden planlanmış olan yetişkin eğitimi programının bütün öngörüleri kapsayamayabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Aktif katılımın teşvik edilmesi. Aktif öğrenmenin sağlanması büyük ölçüde aktarımcı yaklaşımdan vazgeçilmesi, tartışma yönteminin tercih edilmesi, katılımcıların birey ya da grup çalışmalarına teşvik edilmesi ile ilgilidir. Eğitici ile katılımcılar arasında karşılıklı soru sorma ve cevap vermeye ve görüş açıklamaya dayalı bir öğrenme süreci etkileşimin yoğunluğunu artırır, öğrenmeyi canlı hale getirir. Etkileşim katılımcının öğrenme motivasyonunu artırır ve öğrenmede kalıcılığı sağlar. Hem soru sorarken, hem de soruları yanıtlarken ve bildirilen görüşleri dinlerken dikkat edilmesi gereken bazı incelikler vardır:

Öğrenme yönelimi. Konu merkezli öğrenme yerine “sorun merkezli” bir öğrenme perspektifi yetişkin eğitiminde temel koşuldur. Yetişkinleri çocuklardan ayıran temel özelliklerinden birisi zamana bakışıdır. Genellikle çocuğa yönelen eğitimin amacı, çocuğun kişiliğini geliştirmek, topluma iyi bir üye olarak yetiştirmek, kısacası ilerde atılacağı yaşantıya hazırlamaktır. Çocuğu ilerde karşılaşabileceği sorunları çözebilmek için hazırlanmış reçeteler, çözüm yolları dizisi vermekle yetinilir. Yetişkin ise bugün karşılaştığı sorunların çözümüne yönelmiştir. Hemen uygulamaya dönüştürülmeyen öğrenmeler yetişkinler için anlam taşımazlar. Bu nedenle: Eğitim programındaki ağırlık, eğiticinin öğretmesi üzerine olmaktan çok, bireyin öğrenmesi üzerinedir. Çözülecek sorunlar, örnek olaylar vb. onlara yapılan konuşmalardan daha fazla fırsat sunarlar. Kuramsal bir yaklaşımlar yerini sorun çözme yaklaşımına bırakmalıdır. Yetişkin eğitimi programının yaşamla bağı kurulmalıdır. Yaşam ile bağı kurmak için rol oynama, örnek olay gibi çalışmalarda gerçek yaşamdan seçilen konular ele alınmalı, katılımcıların konu ile ilgili yaşantılarını öğrenme ortamında paylaşmaları sağlanmalıdır . .

Öğrenmeye Güdülenme. Ye tişkinler daha iyi iş, yüksek ücret, işinde yükselme, işinde karşılaştığı sorunları çözme gibi dışsal faktörlerin yanı sıra iş doyumu, özsaygı, yaşam kalitesi, kişisel gelişim gibi içsel faktörlerle de eğitime güdülenirler. Çoğu zaman öğrenmede dışsal faktörler ön plana çıkmış gibi görünse de içsel faktörler de en az onlar kadar önemlidir. Amaçların neler olduğunun bilinmesi, yetişkinlerin eğitim programı ile bağlarının güçlendirilmesi ve yetişkinin daha iyi öğrenmesi açısından önem taşır. Yetişkinlerin programın amaçlarının belirlenmesine, etkinliklerinin düzenlenmesine katıldıkları durumlarda öğrenmeye güdülenmesinin yükseldiği görülmektedir. Kuşkusuz katıldığı programın sorunlarını çözeceğine inanması, ihtiyaçları ile program amaçları arasındaki ilişkiyi kurması güdülenmedeki diğer önemli faktörlerdir. Eğitime katılma güdüsü kimi durumlarda yeni arkadaşlar edinme gibi sosyal ilişkileri güçlendirme isteğinden kaynaklanacağı gibi kimi zamanlarda gündelik yaşam sorunlarından uzaklaşmanın da bir aracı olabilir. Eğitim programının kişi açısından iletişimin güçlendirilmesi gibi sonuçları da olabilir. Bazı durumlarda katılan açısından yönetsel otoritenin isteğini yerine getirmenin sağlayacağı yararlar da söz konusu olabilir. Buna göre: Katılımcıların katılma güdülerinin belirlenmesi yetişkinlerde program stratejilerinin bir parçası olmalıdır. Yetişkin eğitimi etkinliklerinde sosyal programa da yer verilmelidir. Andragojik yaklaşım her koşula her kişiye bütünüyle uygulanmasa da yetişkin eğitiminde olmazsa olmaz bir koşul olan eğitimde demokratikleşme ve yetişkinlerin öğrenmeye ilişkin özelliklerinin eğitim sürecine yansıtılması bakımından oldukça güçlü sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Yukarda belirtilen temel varsayımlar özet olarak aşağıdaki ilkelerin eğitimde uygulanmasını önerir. Katılımcıların tanınması önemlidir. Eğiticiler katılımcıların amaçlarının, beklentilerinin ve motivasyon (güdülenme) kaynaklarının neler olduğunu bilmelidirler. Yetişkinlerin kişiliklerine saygı gösterilmelidir. Öğrenme konusunda kendilerine güven duygularını geliştirmeleri konusunda yardımcı olunmalıdır. Yetişkinlerin öğrenme yaşantılarının planlanmasına ve yürütülmesine katkılarını sağlanmalıdır. Yaşantı birikimlerini reddetmemeli, hataları bir öğrenme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Kuramsal ve aktarmacı yaklaşımlar yerine, sorun çözmeyi merkeze alan grup tartışması, örnek olay incelemesi, rol oynama gibi tekniklere yer verilmelidir. Programın amaçları açıkça tanımlamalı, katılımcının amaçları ile örtüşmesi sağlanmalıdır. Tüm bu ilkeler yetişkin eğitimi süreçlerinin aktarmacı, geleneksel ya da didaktik olarak ifade edilen, öğrencinin edilgen, öğretilmeyi bekleyen ve paket edilmiş bilginin alıcısı durumunda olduğu, öğretmenin ise otorite, bilginin temel kaynağı olarak kabul edildiği bir eğitim anlayışını değil, “ işbirliğine dayalı eğitimin” yetişkinler için uygun olduğunu göstermektedir.

İşbirliği, ortak amaçları gerçekleştirmek için birlikte çalışma anlamına gelir. İşbirliğine dayalı öğrenme ise maksimum öğrenmeyi gerçekleştirmek için öğrencilerin birlikte çalıştıkları bir grupla öğrenme yaklaşımıdır . Güvenli ve açık bir iletişimin egemen olduğu , gruba anlamlı bir bağlılık geliştirmiş grup üyelerinin birbirlerini geliştirmek üzere etkileştikleri , farklılıkların birbirinden öğrenme için bir fırsat olarak kabül edildiği öğretimdir . ( Johnson ve Jojnson, 1998) . Böyle bir öğrenme sürecinde hiçbir grup üyesi ihmal edilmez ve sürece katılır. İşbirliğine dayalı öğrenmenin katılımı teşvik ettiği, farklı görüşleri dinleme becerisini geliştirdiği, eleştirileri yapıcı hale getirdiği görülmektedir. Grup ruhu birlikte değişimi harekete geçirir. Öğretmen bir otorite kaynağı değil bir rehberdir ve bu rol öğrenmeyi öğreten kolaylaştırıcılık rolüdür.

Eğitimde Kolaylaştırıcılık Rolü ve Uyulması Gereken Temel İlkeler. Yetişkin eğitimi büyük ölçüde öğretmen merkezli bir yaklaşımdan farklı olarak “kolaylaştırıcı” olarak da ifade edilen eğitici nin süreçte üstlendiği rol ile etkili hale gelir. Aşağıda kolaylaştırıcının bu rolünün ne olduğu açıklanmaktadır.

Kolaylaştırıcılık Rolü: Demokratik ve İşbirliğine Dayalı Bir Çaba. Eğitici klasik eğitimden farklı olarak yetişkin eğitiminde öğretici bir rehber, bir kaynak kişi olmalıdır. Eğiticinin bu rolü ''kolaylaştırıcılık'' olarak ifade edilebilir. Kolaylaştırıcı yetişkinin öğrenmesini kolaylaştıran koşulları sağlar. Bu anlamda öğretim süreci öğrenen ve kolaylaştırıcının karşılıklı olarak üzerinde anlaştığı, demokratik ve işbirliğine dayalı bir çaba olmalıdır. Kolaylaştırıcı eğer, alanında yeterli, yetişkin öğrenmesine güvenli, sabırlı, istekli, kendi sınırlılıklarını kabul eden rolü benimseyerek öğrenme sürecine katılıyorsa yetişkinlerin öğrenmesine yardımcı olabilir. Kolay laştırıcının görevleri temelde katılmaya ve öğrenmeye teşvik eden, cesaretlendirici, güven duygusunu oluşturan bir öğrenme atmosferinin yaratılması ve öğrenmeye yardımcılık olmak üzere birbirinin içine geçen iki temel kategori altında ele alınabilir.

Yetişkin Eğitiminde Temel İlkeler. Kolaylaştırıcının yetişkinlerde etkili bir öğrenme yaşantısının gerçekleştirilebilmesi için aşağıda verilen ilkelere uyması beklenmektedir. Konuya ilişkin yeterlilik. Eğitim etkili bir iletişimin sonucu olarak görüldüğünde, kolaylaştırıcının öğrenilmesi planlanan konuya ilişkin olarak yeterli olması, hazırlıklı olması öğrenene yardım edebilmesinin temel koşuludur. Bu aynı zamanda katılımcıya saygı gösterildiğinin de bir göstergesidir. Eğer kolaylaştırıcı sahip olduğu bilgilerle güvenilir bir kaynak olarak kabul edilirse ondan gelen mesajların da kabul edilme olasılığı da artacaktır. Örneğin, kadına yönelik şiddetle ilgili yasal düzenlemeleri bilmiyorsanız bu konuda yetişkinlerin öğrenmesine yardım eden “kolaylaştırıcı” rolünü yerine getiremezsiniz.

İlk İzlenim. Kolaylaştırıcı iyi bir ön hazırlığın yanında derse başlarken kendisini tanıtmalı, dersin, kon unun hedeflerini açıklamalı ve öğrenmenin karşılıklı işbirliğine dayalı bir süreç olduğunu, katılımın teşvik edildiğini belirtmelidir. Böylelikle daha başlangıçta olumlu öğrenme atmosferinin yaratılmasına katkıda bulunur. Herhangi bir yetişkin eğitimi çalışmasının başlangıcında elde edilen ilk izlenimin olumlu ya da olumsuz olma sı gerçek durumu yansıtmasa da programın başarısını etkileyecektir. Bu nedenle sürecin daha başında olumlu bir izlenim yaratmaya dikkat etmek gerekir.

Kuralları oluşturma. Eğitim programlarında katılımcıların uyacakları kurallar, programın başında açık hale getirilmelidir. Kurallar katı ve gereğinden fazla olmamalıdır. Kuralların bir bölümü yönetmeliklerde yer almış olabilir, bir bölümü de öğretici/kolaylaştırıcı koyabilir, bazı kurallar da katılımcılarla birlikte kararlaştırılabilir. Varsa yönetmelik maddeleri programın başında açıklanmalı, öğretici kendi isteklerini sebepleri ile birlikte açıklamalı, diğer hususlar da tartışılarak birlikte kararlaştırabilmelidir. Bunlar yapılabilirse ilerde kırgınlıklar ve sorunlar azalacak gereksiz tartışmalar önlenebilecektir. Ayrıca öğrenenlere saygının bir gereği olarak dersin başlangıç ve bitiş saatlerine özen göstermelidir.

Soru sormaya teşvik etmek. Katılımcıların soru sorması çoğu kez öğrenmeye ilişkin bir istekliliğe işaret eder. Ancak yetişkinler, bulundukları öğrenme ortamlarında, güç ilişkileri, alay edilme ve küçük düşme korkusu, yetersiz olarak algılanma korkusu gibi nedenlerle soru sormaktan çekinmişlerse öğrenme engellenmiş demektir. Mutlaka soru sorma özendirilmeli “hiçbir sorunun aptalca” olmadığı açıklanmalıdır. Soru sormaya teşvik etmenin ön koşulu etkili dinlemeden geçer.

Soruları cevaplamak. Sorulan sorulara karşı duyarlı olduğunu gösteren bir kolaylaştırıcı/eğitici öğrenen ile işbirliğine yönelik bir davranışı gerçekleştirmiş olur. Sorulara açık ve net cevaplar verilmeli, öğrenenlerin sordukları soru konusunda kafasında karışıklık olmamasına dikkat edilmeli, o sorunun cevabının öğrenildiğinden emin olunmalıdır. Kolaylaştırıcının sorulan sorunun cevabı konusunda emin değilse, konunu cevabını araştırıp daha sonra bildireceğini söylemesi doğru bir yaklaşım olacaktır.

Cevapları dinlemek. Sorulan sorulara karşı katılımcıların cevap vermede istekli olması etkileşimin yoğunluğuna ilişkin bir göstergedir. Cevaplar aynı zamanda konunun anlaşılıp anlaşılmadığına dair de gösterge oluşturur. Sorulara verilen cevaplar dikkatlice dinlenmeli, sorulara verilen cevaplar bütünüyle doğru değilse bile yanlış olan bildirilmeli ve cevabın doğru kısmı onaylanmalıdır. Katılıma iltifat etmek ve teşvik etmek olumlu bir güdüleyici olarak öğrenmeyi pekiştirir. Cevap verme konusunda öğrenenlerin endişelerinin olması olumsuz öğrenme atmosferine işaret eder.

Geri bildirim. Eğitim ortamı aynı zamanda bir iletişim ortamıdır. Etkileşimin gerçekleşmesi geri bildirim sürecinin etkili olarak işletilmesine bağlıdır. Geri bildirim verme bireyin hangi yönde nereye doğru gelişeceğine ilişkin ip ucu veren yapıcı bir etkinlik olmalıdır. Geri bildirim yetişkine ve eğiticiye yarar sağlar. Eğitici ilettiği bilginin yetişkine doğru olarak ulaşıp ulaşmadığını, öğrencilerin soruları olup olmadığını, yeterince anlaşılıp anlaşılmadığını anlamak için geri bildirime ihtiyaç duyar. Yetişkinler de nasıl bir ilerleme gösterdiklerini anlamak için geri bildirime ihtiyaç duyarlar. Yukarda sözü edildiği gibi aktif katılımın teşvik edildiği bir öğrenme sürecinde yetişkin ve eğiticinin karşılıklı olarak bir birlerine sordukları sorular ve aldıkları cevaplar geri bildirimlerin elde edilmesi açısından önemlidir. Geri bildirim sadece soru ve cevap süreci ile işlemez. Yetişkinin öğrenme sürecinde gerçekleştirdiği bir performans da eğitici için geri bildirim sağlar. Unutulmamalıdır ki, çoğu zaman sözsüz mesajlar(jestler, mimikler, beden duruşu) sözlü mesajlara oranla daha güvenilir bilgi verir. Öğrenenin anlayıp anlamadığı, sıkılıp sıkılmadığı, dikkatinin devam edip etmediği sözsüz mesajlarından rahatlıkla anlaşılır. Aktif katılımın devam ettirilebilmesi sözsüz mesajlar dikkate alındığı oranda artar. Geri bildirimlerin elde edilebilmesi için başvurulabilecek bir uygulama da sınavdır. Geri bildirimin elde edilebilmesi için sınava başvuruluyor ise, bunun bir durum saptaması olduğu hatırlatılmalı, sınav endişesi yaratılmamalı, katılımcıların düşük puanları utanma konusu yapmamaları sağlanmalı, sonuçlar katılımcılarla tartışılarak sınav öğrenme için bir fırsata dönüştürülmelidir. Hangi biçimde verilir ise verilsin, geri bildirimin ilgili durumun hemen arkasından olabildiğince erken verilmesinde yarar vardır. Erken verildikçe geri bildirimin değeri artar. Araya zaman girdikçe anlamını yitirir.

Farklı görüşlere saygı ve eşitlik. Yetişkin eğitimi gruplarında farklı düşünce, görüş ve inançlara sahip kişilerin olması muhtemeldir. Kolaylaştırıcı farklı görüşlere saygı temelinde, herkese eşit söz hakkı tanımalı, her farklı görüş ve düşüncenin birbirinden öğrenmek konusunda bir fırsat sunduğunu kabul etmelidir. Kolaylaştır ı cı ayrımcılığa karşı olduğunu, farklılıklara saygı duyduğunu hissettirmeli, davranışlarıyla da göstermelidir. Her türlü ayrımcılığa dair şaka yapmaktan kaçınmalıdır. Katılımcılar ayrımcı lı ğa uğradıkları, eşit görülmedikleri yönünde bir hisse kapılmışlarsa, öğrenme etkinliğine katılım konusunda istekli olmayacaklardır.

Sık tekrarlı öğrenme. Unutma için geçen zaman insandan insana, konudan konuya değişmekle birlikte, insanlar öğrendiklerini zamanla unuturlar. Öğrenilen bilginin sık sık tekrarı (hatırlanması) unutmayı belirgin olarak azaltır. Öğrenilenler zaman zaman eğitici tarafından tekrar edileceği gibi, tekrarı bizzat öğrenenlerin kendisinin yapması da yararlı olur. Çok tekrarlı öğrenme ilkesini uygulayarak unutmayı belirgin bir biçimde azaltabiliriz. Öğrenilenlerin hatırlanmasının e n kalıcı yolu bireylerin öğrendiklerini kullanmalarını sağlamaktır . Özellikle devinsel boyutta öğrenmeler için , yaparak uygulama ve öğrenmelerin bu yolla tek r arı davranışın mükemmeleşmesi sağlar . Diğer öğrenmeler için öğrenme ortamında örnek olay , rol oynama çalışması vb. etkinliklerle bireylerin öğrendiklerini uygulamalarına fırsat yaratılması önemlidir . Sık tekrarlı öğrenmeyi sağlamak için, daha önce işlenen konular hakkında zaman zaman soru sorulabilir. Katılımcılardan eğitim sırasında kendilerine sunulan bilgilerle, daha önce öğrendikleri bilgileri karşılaştırmaları, ilişkileri belirlemelerini istenebilir. Çalışma programında, tekrar için belirli zaman ayırmalıdır. .Zaman zaman katılımcıları hatırlamaya zorlayacak küçük testler verebiliriz. Ancak burada önemle vurgula nması gereken nokta, bu tür uygu lamaların katılımcının kendisine verilen bir geri bildirim olduğunun hatırlatılmasıdır. Test sonuçlarının gruba ilan edilmemesi olumlu bir yaklaşımdır. Her dersin ya da ünitenin sonunda, öğrenilenler özetlenebilir, bu özetlemelerde katılımcıların aktif rol almalarını sağlanmalıdır. Yeni bir derse ya da üniteye başlarken, bir önceki ders ya da ünitede öğrenilenler kısaca tekrarlamalıdır. Öğrenilenlerin tekrarı, olanaklar ölçüsünde, soru sorarak katılımcılara yaptırılabilir.

Aralıklı öğrenme. Beynin ikinci bir grup olguyu kabul etmeden önce, daha önceki bir grup olguyu çözümlemek için zamana gereksinimi vardır. Bu nedenle, bir konunun, hiç ara verilmeden öğretilmesi yerine, uygun aralıklar verilerek öğretilmesi, öğrenmeyi kolaylaştırıcı, öğrenilen daha uzun süre hatırda kalmasını sağlar. Aralıklı öğrenme, bir sonraki konuya geçmeden önce, daha önce işlenen konuların hatırlanması ve gözden geçirilmesi fırsatı verdiği için de öğrenilenlerin unutulma oranını azaltmaktadır. Her 45- 50 dakikalık oturum sonunda 10 dakikalık dinlenme arası vermek uygun olur.

Hazır oluş. Yetişkinlerin öğrenmeye hazır oluşları giderek daha çok toplumsal rolleri ile ilgili sorunlar ve ihtiyaçlarla ilgilidir. Yetişkinler içinde bulundukları yaşam durumundan çıkan öğrenme ihtiyaçlarıyla ilgilidir. Nasıl ki henüz evlenme çağında olmayan bir gence, evlilik ve ana baba eğitimi gibi konular anlamlı gelmezse, okumaz yazmaz yetişkinlere kariyer planlamaya ilgi duymaz. Yetişkinlere sunulan eğitim programları onun öğrenme ihtiyacına uygun olmalıdır Yetişkinlerin ihtiyacını karşılamayan öğrenmeleri kabul etmezler. Yetişkinler her zaman gönüllü öğrencilerdir. Onlara istemedikleri ve ihtiyaç duymadıkları bir konuda bir şey öğretmek nafile bir çabadır.

Çok duyu organına dayalı öğrenme. Öğrenmede öğrenenlere maksimum girdi sağlamak için, en az iki ya da daha çok duyu organına hitap edecek yöntemler kullanılmalıdır. İnsanlar öğrendiklerinin çoğunu görme yoluyla elde etmektedirler. Bu nedenle, görsel araçları mümkün olduğu kadar fazla kullanılmasına özen göstermelidir. Bu konuda şunlar önerilebilir: Bir dersin işlenme yöntemini belirlerken mutlaka görsel araçların kullanılmasına yer verilmelidir. Eğer ders işlenirken gerçek araç-gereçler kullanılıyorsa ya da bir ürün elde ediliyorsa, öğrencilerin bunlara dokunmalarına, bunları koklamalarına, tatmalarına izin verilmelidir. Bir şey hakkında konuşmak yerine gerçek nesne ya da görsel malzeme olarak sınıfa getirilmelidir.

Öğrenmenin transferi ve anlamı olan bilgi. Yetişkin eğitimi programlarında hedefler belirlenirken katılımcıların gerçek yaşam koşullarının (ev, iş, toplumsal yaşam) dikkate alınması gerekir. Bireyler derste öğrendiklerini gerçek koşullara uygulayabilmelidir. Aksi durumda öğrenilenler davranış değişikliğine katkı sağlamayacaktır. Öğrenme bilinenden bilinmeyene doğrudur ve insanlar halen bildikleriyle ilgili ya da tutarlı olan yeni bilgileri öğrenme, tutarlı ve ilgili olmayanları reddetme eğilimindedirler. Yetişkin eğitimcileri katılımcıların dünya görüşlerini, gelenek ve göreneklerini, değerlerini, sorunlarını, beklentilerini, neyi ne kadar bildiklerini belirlemek, kısaca onları tanımak, dikkate almak zorundadır. Öte yandan katılımcıların, öğrendiklerini yakın gelecekte uygulayıp uygulamayacaklarını da bilmek durumundadır. Aşağıdaki hususlara uyulması durumunda yetişkinler gerçek koşullara transfer edilecek öğrenmeyi gerçekleştirebilir. Bu dokümanda da benzeri bir yaklaşım izlenmiştir. Önce eğitim öğrenme gibi diğer açıklamalar için başlangıç oluşturacak konular ele alınmış, yetişkin eğitimi ile ilgili konulara daha sonra geçilmiştir. . Öğrenilenlerin uygulamaya transfer edilmesini kolaylaştırmak için: Bir programa başlamadan önce, katılımcılar ve gerçek sorunları /ihtiyaçları ile ilgili bilgi derlenmelidir. Yeterli bilgi yoksa eğitim programına katılacak olanları gerçek yaşam ortamlarında (evlerinde ya da iş yerlerinde ) ziyaret edip, konu ile ilgili olarak neler yaptıkları gerekirse izlenebilir. Konu işlenirken katılımcıların yaşamlarıyla uyumlu, onların yaşamlarından seçilmiş örnekler kullanılırsa öğrenme kolaylaşır ve yeni bilginin kabulü sağlanır.

Kendini değerlendirme. Eğitici/ kolaylaştırıcı katılımcıların kendi başarı düzeylerini değerlendirmesine olanak sağlamalıdır. Bu özellikle yetişkin eğitiminde önemli bir husustur. Amacın öğretmek olduğu, not vermemek olduğu açıkça paylaşılmalıdır. Yetişkin, zaten başaramamak korkusu içindedir, mahcup düşmek istemez. Önemli olan onun öğrenmesidir. Eğer kendi başarı derecesini, kendisinin değerlendirebilmesi için ona ölçütler verebilirsek, onun rahatsız olmasını önlemiş, değerlendirme yoluyla öğrenmesine katkıda bulunmuş oluruz. Böyle bir uygulama ile aynı zamanda yetişkinin kendi öğrenmesinin sorumluluğunu alması için de bir fırsat yaratılmış olacaktır.

Yetişkinlerin öğrenmeye temel olan özellikleri. Bilme gereksinimi . Benlik algısı . Deneyim . Hazır oluş . Yönelim . Motivasyon . Bilme gereksinimi. Yetişkinler bir şeyi öğrenmeye girişmeden önce onu niçin öğrenmeleri gerektiğini bilmeye ihtiyaç duyarlar. Hayatlarında bu öğrenmenin anlamı ve işlevini bilmek isterler.

Eğitimsel Sonuçları. Öğrenme kolaylaştırıcısının ilk görevi, öğrenenlerin bilme gereksinimlerinin ayırdına varmalarına yardım etmektir. Bir eğitim programı açıkça tanımlanmış hedefler sunmalıdır Eğitimci bu amaçlara nasıl ulaşılacağını göstermelidir.

Benlik algısı. Kişi olgunlaştıkça benlik algısı, bağımlılıktan öz yönelimliliğe doğru yol alır. Kişinin psikolojik olarak bir yetişkin olduğu nokta, kendini tümüyle özerk ve öz yönetimli olarak algıladığı noktadır. Aynı zamanda başkaları tarafından da böyle algılanma gereksinimini derinden duyumsadığı noktadır. Dolayısıyla yetişkinler özerk bireyler olarak kendi benlik algılarına uygun düşmeyen koşullar altında öğrenmeye de tepki gösterirler. Yetişkinlerin benlik algısında onun bir öğrenen olma rolünü etkileyen bir başka öge daha vardır. Daha önceki olumsuz okul deneyimleri nedeniyle kendi kapasite ve yetenekleri hakkında güvensizlik duygusu ya da dersliğin kişiye saygısızca davranılan bir yer olduğuna dair güçlü bir duygusu olabilir. Bu durum yetişkinlerin öğrenme etkinliklerine katılmasına ciddi bir

Eğitimsel Sonuçlar:. Yetişkinler kendilerini çocuklaştıran eğitimsel deneyimlerden hoşlanmazlar. Eğitimde pasif alıcı olmaktan ziyade, aktif rol almaya isteklidirler. Öğrenme ortamlarında kişisel olarak kabul görmeyi ve kendilerine saygı duyulmasını beklerler. Yetişkinler kendi öğrenmelerini kontrol edebilirler.

Deneyim. Yetişkinler çalışma hayatı, aile sorumlulukları ve önceki eğitim yaşantıları yoluyla zamanlı çoğalan yaşam deneyimine sahiptirler. yeni öğrendiklerini bu geçmiş deneyim ve bilgileriyle bağlantılandırma ihtiyacındadırlar. Eğitimsel Sonuçlar. Yetişkin eğitimlerinin katılımcıların deneyimlerini öğrenme kaynağı olarak kullanmaya olanak sağlayan grup tartışması, benzetim alıştırmaları, problem çözme etkinlikleri, örnekolay gibi deneysel yollar tercih edilmelidir. Yetişkinlerin bu deneyim birikiminin arkaplanında yerleşik alışkanlıklar ve kalıplaşmış düşünceler vardır. Bunların öğrenmeye direnç ve engel oluşturduğunun da farkında olmak gerekir. Alışkanlıklar, tutumlar ve değerler her zaman yeni öğrenmeleri kolaylaştırmaz. Öğrenme etkinliği ve düzeni kişinin deneyim yapısına uyarlanabilir ve uygun olmalıdır. Onların bilgi ve deneyimlerini öğrenme kaynağı olarak kullanmalıdır. Katılımcıların deneyiminin değerini tanıyın.

Yönelim. Yetişkinler pratik ihtiyaçlarla ve sorunlarından hareket etmeye yönelimlidirler. Öğrendiklerinin kendi işleri ve sorumlulukları ile ilişkisini kurma ihtiyacı duyarlar. Eğitimsel sonuçlar:. Kolaylaştırıcı bu eğitimlerin onlara nasıl bir faydası olacağını onların ne kazanacağını açıkça söylemelidir. Yetişkin eğitimi programları yetişkinlerin yaşam bağlamına uyarlanmalıdır. Yetişkin eğitimi programları konu merkezli olmaktan çok sorun merkezli olmalıdır.

Öğrenme kuramlarından çıkarılabilecek yetişkin eğitimi ilkeleri neler olabilir??. 1. Öğrenmeye başlangıç noktası yetişkin öğrenenin verili bilgi ve beceri düzeyidir. 2. Biz başka bir kişiye doğrudan öğretemeyiz, ancak onun öğrenmesini kolaylaştırabiliriz .

3. Anlamlı öğrenmeyi en etkili olarak yükselten durum, öğrenenin benliğine karşı tehdidin en aza indirildiği durumdur. 4. Derslik iklimi hem fiziksel hem psikolojik olarak yetişkinlere uygun olmalıdır. Gürültü, kalabalık öğrenme ortamları, yetersiz fiziksel olanaklar (havasız, aşırı sıcak ya da soğuk gibi çevresel uyarıcılar) öğrenme sürecinin yönünü etkileyen değişkenlerdir.

5. Birey kendisi için anlamlı olan bilgi, beceri ve tutumları, kendisi için anlamlı olmayanlardan daha kolay öğrenir. 6. İçsel güdüye dayalı öğrenmeler daha etkili ve kalıcıdır. Öğrenme ihtiyacı bizzat bireyin kendisi tarafından hissedilmiş ve karşılanmışsa, öğrenme öğrenenin bir parçası haline gelir.

7. Öğrenme etkinliğine aktif katılım, pasif katılmaya göre daha fazla öğrenme sağlar. 7. Öğrenme etkinliğine aktif katılım, pasif katılmaya göre daha fazla öğrenme sağlar. 8. Azami öğrenmeyi sağlamak için bilginin düzenli bir biçimde sunulması gerekir. Öğrenmenin içeriğinin basitten karmaşığa, yakından uzağa, somuttan soyuta doğru sunulması gerekir.

9. Olumlu öğrenme pekiştiricileri, olumsuz pekiştiricilerden daha etkilidir. 10. Yetişkin eğitimini programları sorun merkezli ve ihtiyaçlara uyarlanabilen esneklikte olmalıdır. 10. Yetişkin eğitimini programları sorun merkezli ve ihtiyaçlara uyarlanabilen esneklikte olmalıdır.

Öğrenmeyi Engelleyen ve Güçleştiren Durumlar. Öğrenmeyi kolaylaştıran durumlar olduğu gibi, güçleştiren engelleyen durumlar da vardır. Sıkılma. Eğer birey ilgisini çekmeyen konular, güdülenmemiş olma, hep dinlenme zorunda kalma, anlatılanı anlamama, eğiticiyi yeterince işitmeme, zamanının boşa harcandığını görme vb. nedenlerle çalışma sırasında sıkılmışsa, öğrenme engellenebilir. Yetişkinler eğitime ayırdıkları zamanının iyi kullanılmasını beklerler, bu öğrencinin zamanının ilgilendiği ve yararlandığı etkinliklerle değerlendirilmesi demektir. Zamanı boşa harcamanın ve insanları sıkmanın yolları çoktur. Örneğin sevimli olayım diye, eğitimin amacına hizmet etmeyen fıkralar anlatan bir eğitici etkili bir eğitim ortamı sağlayamaz. Bir fıkra işlenen konuyu destekliyorsa yararlıdır. Öğreticinin ders planını çok iyi hazırlamış olması ne zaman ne yapacağını, hangi eğitim malzemesini, hangi etkinliği ne zaman kullanacağını önceden planlaması gerekir.

Karmaşıklık. Eğer birey öğrenilen konuları kafasında düzenleyememiş, birbiri ile ilişkisini kuramamış ve onları birbirine karıştırmışsa öğrenemez. Her bireyin zihinsel yapısı birbirinden farklıdır. Eğitimin bireyselleştirilmesi, bireyin öz ve ayrıntıyı birbirinden ayırt etmesi, konuların birbiri ile ilişkisini kurması ve onları düzene koyması için yardım edilmesi gerekir.

Rahatsız olmak. Eğiticinin uygunsuz tavırları, öğrencileri küçümsemesi, ters davranması, alay etmesi gibi yanlış davranışları yetişkinleri çok rahatsız eder. Her bireye saygı duyulması ve eşit bireyler olarak yaklaşılması gerekir. Sadece eğitici ve öğrenen arasındaki değil, öğrenen-öğrenen, öğrenen-yönetim arasındaki insan ilişkilerinin bozuk olması da yetişkin öğreneni rahatsız eder. Rahatsızlık sadece insan ilişkilerinin bozukluğundan kaynaklanmaz; değişim de rahatsız edebilir. Birey ancak kendi isteğiyle değer ve inançlarını değiştirir. Eğitim aracılığıyla bir değişim sağlanmak isteniyorsa, onu rahatsız etmeyecek yaklaşımlar kullanılması gerekir. Yetişkinlerde davranış değiştirmesi oluşturmak isteyen eğitici sabırlı olmak zorundadır.

Korku. Yetişkin öğrenenlerin içine düşecekleri gülünç olma korkusu, alay edilme korkusu, başaramama korkusu, birisi tarafından incitilme korkusu, sınav korkusu bilinen ortak korkulardır. Bunların yanı sıra eğitimde ele alınan konuyla ilgili olarak geçmiş yaşantıları nedeniyle bireyin kendisinin önceden farkında olmadığı korkuları da olabilir. Eğitici bunları ve benzeri korkuları ortadan kaldırmak ve katılımcının kendine güveneceği, başarabileceği durumlar yaratmak zorundadır.

Serbest iletişimin engellenmesi. Çalışmalar sırasında iletişime bir engel koyulmamalıdır. Eğer yetişkinler çeşitli nedenlerle bilgi, duygu ve düşüncelerini açıklamaktan çekinirlerse, ya da eğitici tarafından böyle bir sınırlama koyulursa öğrenmenin etkinliği azalır. İletişmin engellendiği ortamlarda yetişkinler kendilerini baskı altında hissederler. Baskı tepki doğurur. Bu tepki korku nedeniyle dışarıya yansıtılmamış olsa da eğitimi engeller. İletişimi açık tutmak, kuşkusuz öğrenme konusu ile ilgili olmayan konuların konuşulmasına, konunun dağıtılmasına izin vermek anlamına gelmez.

“Sorunlu” katılımcılar. Kimi zaman yetişkin öğrenme ortamlarında “sorunlu” olarak tanımlanabilecek katılımcılara rastlamak mümkündür. Bu tür katılımcılar olumsuz tepki gösteren, tartışma çıkaran, şikâyet eden, eğiticinin açığını arayan, bilgiçlik taslayan, sınıf içi tartışmayı tekeli altına almak isteyen katılımcılardır. Kontrol altına alınmaz ise olumlu öğrenme atmosferini bozarlar ve öğrenmeyi olumsuz yönde etkilerler. Sorunlu katılımcılarla baş etmek için eğitici tartışmayı kişiselleştirmekten kaçınmalı, diğerleri önünde tartışmamalı, gerekirse ders arasında o katılımcıyla özel olarak görüşmeli nedenini anlamaya çalışmalıdır. Oturumun başlangıcında katılımcılarla birlikte geliştirilen sınıf kurallarından sorunlarla baş etmede yararlanılabilir.

Konu ile İlgili Örnek Sorular

Örnek Soru 1

Yetişkin eğitimi bilimi olarak adlandırılan, yetişkinlerin öğrenme motivasyonu, deneyimlerinin eğitimdeki rolü ve problem çözme odaklı öğrenme süreçlerini inceleyen disiplin hangisidir?

  • A) Pedagoji
  • B) Demografi
  • C) Andragoji
  • D) Sosyoloji
  • E) Fizyoloji
Doğruluk: Cevap C
Açıklama: Yetişkin eğitimi ilkelerine andragoji adı verilir. Çocukların eğitimi olan pedagojiden farklıdır.
Kaynak: Yetişkin Eğitimi Esasları Alıntı: "Andragoji, yetişkinlerin öğrenmesine yardım etme bilimidir."“Andragoji, yetişkinlerin öğrenmesine yardım etme bilimidir.”
Örnek Soru 2

İşyerinde iletişim engellerinden biri olan 'emir vermek veya tehdit etmek' alıcıda genellikle hangi tepkiye yol açar?

  • A) Açık iletişim ve güven
  • B) Savunmaya geçme veya direnç gösterme
  • C) Yüksek motivasyon
  • D) Etkin dinleme
  • E) Tam bir uyum
Doğruluk: Cevap B
Açıklama: Emir vermek, gözdağı vermek veya tehdit etmek gibi iletişim engelleri çalışanların savunmaya geçmesine ve iletişimin kapanmasına neden olur.
Örnek Soru 3

Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'e göre, iş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan çalışanlara, işe dönüşlerinde aşağıdakilerden hangisi yapılır?

  • A) Ek eğitim verilir
  • B) Eğitim verilmez
  • C) Yıllık izin kullandırılır
  • D) Sağlık raporu beklenir
  • E) Sadece tebligat yapılır
Doğruluk: Cevap A
Açıklama: Yönetmeliğe göre iş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan çalışana, çalışmaya başladıktan sonra kazanın veya meslek hastalığının nedenleri ile korunma yolları üzerine ek eğitim verilir.
Örnek Soru 4

Yetişkin eğitimi (andragoji) ilkelerine göre, yetişkinlerin öğrenme sürecinde en çok önem verdiği unsur aşağıdakilerden hangisidir?

  • A) Teorik bilgilerin ezberlenmesi
  • B) Öğrenilen bilgilerin anında günlük hayatta ve işte kullanılabilir olması
  • C) Eğitmenin otoritesine tam olarak bağlılık
  • D) Sadece gelecekteki kariyer planlarına yönelik uzun vadeli hedefler
  • E) Çocukluk dönemi öğrenme alışkanlıklarının sürdürülmesi
Doğruluk: Cevap B
Açıklama: Andragoji prensiplerine göre yetişkinler problem odaklıdır ve öğrendikleri bilgilerin pratik, hemen uygulanabilir olmasını isterler.

Bu konuda 56 soru daha var

Yukarıdaki 4 soru, bu konudaki 60 sorunun örneğidir. Kalanı İSGKOÇ içinde: çözdükçe hangi alt başlıkta zayıf olduğunu gösteren bir plana bağlı.

Bu konudan soru çöz

Üyelik ücretsiz. Seviye tespitiyle başlarsın.